Hata yapmak çok normal olmasına rağmen yapılan hatadan sonra yüzleşmek zorunda gerçekler hatadan daha ağır bir yük olarak biner omuzlara. Bir daha eskisi gibi olamayız, değil mi? Dilerim ki mutlusundur, dilerim ki unutmuşsundur bile çoktan. 9 mart gecesi, dün gibi aklımda hissettirdiklerin. Ayrılık titretirken bedenimi yine de başarmıştın ya beni güldürmeyi, ben o an anladım daha bu hiçbir şey. Daha çok yanacak canım, daha çok olacaksın hayattaki amacım fakat bunu engellemeyi başardım. Yaşadığımı hissettiren duygum benim acıydı, acıyı tattırdıkça beni hayatta tutacaktın ama belki de devam etseydim bugün burada olamazdım. Seviyorum, hala deliler gibi seviyor, eskisi gibi olabileceğimizi bilsem, acının beş katına çıkmamış olduğubu bilsem koşarak gelirdim ama olmuyor. Hatalarla değişen yön, geri dönsen de eski yola sahip olmuyor. Yazdığım onlarca şarkı hala duruyor, mesajlarını silmiyorum. İçimde bir yerlerde, seni kaybettiğimi bilmekten korkuyorum. Özlüyorum ve eski mesajları okuyorum. Keşke ilk tanıştığımız zamanki mesajlar dursaydı da, bana hoşlandığın bir başka kişiyi daha anlattığın mesajlara daha fazlası eklenseydi. Gerçekten merak ediyorum, o kadar kişi sevmene rağmen beni nasıl sevemedin? Nefret etsen anlarım, onu da yapamadın. Ben sende tam olarak neydim? Bana açıldığın gün, 7 martta ben neydim? Veya iki gün sonra, 9 martta? Ben kendi kimliğimi kaybetmişken senin gözünde "sevdiğin kişi" olduğumu hissederek ona göre şekillendirdim duygularımı ve sonra geri alamadım. Ayrılsak bile, başkalarıyla çıksan bile sevgim içimde kalmaya devam etti çünkü umut veriyordun. Şimdi ise sen fiziken orada ruhen aklımda, ben burada senin için açtığım hesapta belki de aklındayım. Ayrıyız. En başta olmamız gerektiği gibi. Başlamadan bitirdiğimiz gibi. Özlemek artık yasak, güzelim, elmasım, yıldızım, lotusum. Ama yasakları çiğnemeyi pek severim, en iyi sen bilirsin.