quotaess

sonu yok her şeye bir ad vermenin, seni kaderimle örtüyorum."
          	
          	ellerin zamanlarla dolu. 
          	paul celan.

quotaess

Adın geçiyor, içimden freni patlamış bir kamyon geçiyor Olric. Şarampole yuvarlanmış, oysa kırmızısı daha yeni boyanmıştı. Ne kadar da süslü bir felaket, değil mi? Tıpkı bizim hayatımız gibi. Adın geçiyor, Almanya kaybediyor. Hep onlar kaybeder zaten. Peki sen kazansan ben ne olacaktım Olric? Hangi parantezin içine saklayacaktım bu lüzumsuz gövdemi?Böyle şeyler kimseye söylenmiyor. Aslında senden başka kimseye bir şey söylenmiyor da, biz yine de susmayı tercih ediyoruz. Susmak bile sende güzeldi, yani sanayken. İşte öyle, burasını beceremiyorum Olric, kelimeler kelimeleri yiyor ama "öyle" denmiyor işte.Adın geçiyor, içim içimden geçiyor. Senin gözlerin nerede? Ellerini, o sarı parmak uçlarını, kelimelerini nereye sakladın? Bak, adın geçti işte. Tren kalktı, istasyon boşaldı, ben kaldım. Beni bu kelime çöplüğünden kim kaldıracak şimdi? Uçurum, savaş, kan nerede? Neden her şey bu kadar sessizce bitiyor?Bir şey yap Olric. Geçmesin. Adı kalsın ne olur, gitmesin. Bir adım at, dört bir yanı sarsın o eski ateşin. Ve nihayetinde, Allah belasını versin bu tütün sanayisinin. Bizi bu sarı parmak uçlarıyla baş başa bırakanların.

quotaess

"sarı parmak uçları" 
            yirmi iki, sıfır beş, ikibin yirmi altı. 
Reply

sukaizen

sukaizen

süsenler tablosu - van gogh
            
            van gogh akıl hastanesinde aklını yitirmemek için bu resmi yapmış, bir tür "hastalık paratoneri" olarak görebiliriz bu tabloyu. gördüğün üzere bolca mor renklerle bezenmiş süsen çiçekleri yer almakta ve sert bir kontür kullanılıp resmi daha canlı kılmış. mor süsenler içinde tek bir beyaz süsen var, işte o benim perim. tüm delirmelerim, zorluklarım, sıkıntılarım içinde bana umut vaat eden, sen. oracıkta bir ışık gibi parlıyorsun.
Reply

quotaess

sukaizen

@quotaess o gülüşün için her şaklabanlığı yaparım, sen gülünce benim bahçem hayat buluyor, yüzümdeki gamzeler beliriyor. her halinle yanındayım, bazen susarız bazen saatlerce seni dinlerim bazense tüm dertleri unutup ordan burdan laflarız kısacası seninle geçirdiğim her bir saniye bana can veriyor.
            seni çok seviyorum güzçiçeğim
Reply

quotaess

Onunla konuşmak, içimde uzun zamandır suskun kalan bir bahçeye yeniden ses vermek gibi. İyi olmadığımı bildiği hâlde bunu ağırlaştırmak yerine, her defasında küçük şakalarla yüzümde bir gülüş açtırıyor. Ben ne getirirsem getireyim, hangi konudan bahsedersem bahsedeyim, sabırla dinliyor beni; saatler, onun yanında fark edilmeden akıp gidiyor. Ve sesi, sanki bütün yorgunluğumu usulca toplayıp götüren bir melodi gibi. 
            seni çok seviyorum şirine 
Reply

quotaess

 Bazen, bütün bunlara geri dönüp baktığımda, birşey düşünürüm: acaba bazı şeyleri başka türlü yapamaz, yaşamımı farklı bir biçimde yaşayamaz mıydım daha az acı çekip, daha az çektiremez miydim
          
          Bilmiyorum.
          
          Belki.
          
          Belki de değil.
          
          Ama şunu biliyorum: Yaşam tek seferliktir. Bir kişi de, kim ise odur. Ben de ancak öyle, yaşadığım gibi yaşadım; başka türlü yapamazdım. Başka türlü yapabilmeyi ister miydim? Sanıyorum, Hayır peki o zaman, bütün bunları yeniden yaşamak durumunda kalsaydım, bunu ister miydim?
          Sanıyorum, Evet.
          
          Çünkü, işte, başka, olduğumdan farklı bir kişi olmak istemezdim bütün yoksunluklarımla, kusurlarımla, bozukluklarımla, ben benim.Yaşamım da böyle olacaktı; zaten de, öyle oldu. 

sukaizen

merhaba güzçiçeğinin panosu biraz boş yapmaya geldim

quotaess

@sukaizen  Ben dalga geçecek bir insan mıyım aşk olsun
Reply

sukaizen

sahi onun dalgasını ne zaman geçeceksin?
Reply