‘Dost acı söyler’ tarzında arkadaşlar çok değerli. Tatlı yalanlarla yaşamana izin veren insanlar çok sevilir de, bu tarz insanların değeri pek bilinmez genelde. Çünkü sindirmesi zor olan şeyleri de söylerler, seni toz pembe bir hayal aleminde tutmazlar. Duymak istediğini değil de, duyman gerekeni söyler. Bazen öyle bir şey söyler ki, başın döner, göğsün sıkışır. Öylece yere uzanıp ağlamak istersin saatlerce. Kaçacak hiçbir yer bulamazsın. Gerçekler ağır bir yük gibi oturur göğsünün üzerine. Ağlarsın, ağlarsın, biraz daha ağlarsın. Ama sonra ilginç bir şey olur. Rahat bir nefes alırsın. Bir bakarsın ki üzerinden bir yük gitmiş adeta. Sonra anlarsın ki çaresizce kaçmaya çalıştığın gerçek, çok ağır bir yükmüş omuzlarında. Yüzleşmeye öylesine korkmuşsun ki, ne kadar yorulduğunu fark edememişsin. Bize kaçacak bir yer bırakmayan dostlara çok ihtiyacımız var. Rüya görmek güzeldir elbet, ama bizi uyandıracak insanlara çok ihtiyacımız var. Böyle dostlar, iyi ki varlar.