reilela

kendimi kendimden korumaya çalıştıkça daha çok kanıyorum, umarım kan kaybından nalları dikerim. şehvet verici bi ölüm nefisliği ve bir kadeh viski.

reilela

piyano bana beni geri vermiyor, gitarım bana eski hevesimi vermiyor, uyumayı öyle artık istediğim gibi yapamıyorum, iştahım eskisi gibi yeni tatlar aramıyor, mumlarım odamda artık yanmadan duruyor. ben artık teşekkür edebiliyorum çünkü bundan nefret ederdim.

reilela

düşündüğüm her kelime klavyeye bi bıçak gibi saplanıyor, kendime yediremediğim laflar söndürdüğüm düşünceler diye sandığım her şey bana daha ağır geliyor. annemi üzmekten korkmasam bulurdum illa 2-3 torbacı uyuşturursun zihnimi. ama bi ona kıyamıyorum bir de onun benim için kurduğu onca hayale en çok da o pembe hayallerindeki gibi olmadığım gerçeği üzüyor onu, farkındayım. geçmişe sayıver valide, başka bir yerde başka bir şekilde.

reilela

bedenim ruhuma aykırı davranıyor, aklım desen yerinde değil bi kalbim var o da en ufak iyi hissiyat da cephe alıyor. her şeyden kaçıyorum kendimden kaçıyorum en çok da ne olmalıyım? ne hissetmeli, ne düşünmeli, ne yapmalıyım? yaktığım her sigarada 300 düşünce nikotin çekiyorum. sorarsan, 'iyiyim hamdolsun sen nasılsın?'.. ben mi yiyorum kendimi yoksa ruhum mu istemiyor bedenimi?