ilk ve son kez okuduğum günü çok iyi hatırlıyorum. dönmeden önce viyanadaki son günümdü, sağanak yağmur yağıyordu ve kütüphaneye gitmek istemiştim ama tüm kütüphanelerin ara verdiği döneme denk geldiğim için bir türlü gidecek bir yer bulamamıştım yağmur da gün boyu bitmemişti en son çare starbucksa gitmiştim (oraya giderken de tramda bir durak kaçırıp yürümek zorunda kaldım) gidince bilgisayarımı açtım ilk ve son kezi okudum. bana kalırsa berbat olan günümü güzel yapan tek şeydi, kalemine sağlık. ara sıra bunun hakkında düşünüyorum. ne kadar ilgilendirirdi bilmem ama yazan kişiye de anlatmak istedim o günümü