ritimselsonsuzluk
Link to CommentCode of ConductWattpad Safety Portal
Öyle kırgınım ki bazı insanlara, bazı hayallere, bazı umutlara, Sanki ne yapsam onların yarattığı boşluk dolmayacak gibi. Ne kadar çabalasam hiç İyileşmeyecek gibiyim. Öyle acıtıyor ki, bunu size çok sevdiğim bir şairle anlatabilirim.
Cemal Süreya'nın dediği gibi...
"Nasıl bir his biliyor musun? Oda çok geniş ama sığamıyorsun Bak kapı orada ama Çıkamıyorsun Pencere açık ama nefes alamıyorsun.."
Şuan ki hislerimi öyle güzel anlatıyor ki bu sözler.. Hiçbir yere ait hissetmemek, hiçbir yere sığmamak...
Bazen biri olsun istiyorum. Aidiyet duygusunu hissedeceğim, öyle ki o kişi hem arkadaşım, hem sevdiğim, hem sığındığım olsun. Aynı şekilde bende onun arkadaşı, dert ortağı. mutlu anını paylaştığı ilk insan, zorda kalınca aradığı ilk insan olayım. Öyle bir devirdeyiz ki.. Bu saydıklarıma kriter gözüyle bakılıyor. Halbuki bunlar bir insanda ve ilişki de olması gereken şeyler. Doğru insanım ama yanlış devirde doğmuşum.
Ne gariptir ki deli dolu biriyimdir, enerjim yüksektir ama bazen de içimdeki üzgün kız çocuğunun duygularını hiçe sayamıyorum. Bu durumda insan olduğumu göstermez mi zaten? Gösterir tabi ki Bazen kendime öyle yükleniyorum ki. Insan olduğumu, benimde üzülebileceğimi, kırılabileceğimi göz ardı ediyorum. Etmemem gerek, kendime daha çok destek olmam gerek, daha çok sevmem gerek kendimi. Daha çok şey yazmak geçiyor içimden ama içimdekiler yazarak geçmiyor...
mezarlik
gt var mıdır
ritimselsonsuzluk
yani senin tatlılığının yanında benim güzelliğim pek bi şey etmiyo ˊᵕˋ
@mezarlik
•
Reply
ritimselsonsuzluk
Öyle kırgınım ki bazı insanlara, bazı hayallere, bazı umutlara, Sanki ne yapsam onların yarattığı boşluk dolmayacak gibi. Ne kadar çabalasam hiç İyileşmeyecek gibiyim. Öyle acıtıyor ki, bunu size çok sevdiğim bir şairle anlatabilirim.
Cemal Süreya'nın dediği gibi...
"Nasıl bir his biliyor musun? Oda çok geniş ama sığamıyorsun Bak kapı orada ama Çıkamıyorsun Pencere açık ama nefes alamıyorsun.."
Şuan ki hislerimi öyle güzel anlatıyor ki bu sözler.. Hiçbir yere ait hissetmemek, hiçbir yere sığmamak...
Bazen biri olsun istiyorum. Aidiyet duygusunu hissedeceğim, öyle ki o kişi hem arkadaşım, hem sevdiğim, hem sığındığım olsun. Aynı şekilde bende onun arkadaşı, dert ortağı. mutlu anını paylaştığı ilk insan, zorda kalınca aradığı ilk insan olayım. Öyle bir devirdeyiz ki.. Bu saydıklarıma kriter gözüyle bakılıyor. Halbuki bunlar bir insanda ve ilişki de olması gereken şeyler. Doğru insanım ama yanlış devirde doğmuşum.
Ne gariptir ki deli dolu biriyimdir, enerjim yüksektir ama bazen de içimdeki üzgün kız çocuğunun duygularını hiçe sayamıyorum. Bu durumda insan olduğumu göstermez mi zaten? Gösterir tabi ki Bazen kendime öyle yükleniyorum ki. Insan olduğumu, benimde üzülebileceğimi, kırılabileceğimi göz ardı ediyorum. Etmemem gerek, kendime daha çok destek olmam gerek, daha çok sevmem gerek kendimi. Daha çok şey yazmak geçiyor içimden ama içimdekiler yazarak geçmiyor...
ritimselsonsuzluk
Büyüdükçe her şey gözümde daha anlamı gelmeye başlar sanırdım ama büyüdükçe her şey o kadar anlamsızlaştı ki. Anlamsız olan bir şeylere anlam yüklemekten çok yoruldum. Bir şeyler için çaba gösterip, karşılığını alamamaktan çok yoruldum. Yarınımızın garantisi yok ama geleceğe endeksli yaşıyoruz. İşte bu yüzden her şey anlamsız ve büyük bir paradoks içinde.
Geleceğin uzun olabilir ve büyüdükçe artan sorumlulukların var, belki de bakman gereken bir ailen olucak ve bunun için savaş veriyorsun ama günün sonunda ölürsen tüm çaba boşuna gidecek.. Hayatta böyle bir şey tam başardım derken çekip elinden alıyor her şeyi.. Tam başardım dediğin de her şeyin elinden alınması bile hiç bir şeyin bir anlamı olmadığını göstermiyor mu? O zaman, bu çaba neden? Eğer ki ömrüm uzunsa çok uzaklara gitmek istiyorum. Orada yeni bir hayat kurmak, yeni insanlar tanımak istiyorum. Şu yaşımda bebek adımlarıyla tekrar bir hayat kurmak istiyorum. Geçmişi değiştiremem ama geleceğim benim elimde. Geleceğim, geriye dönüp baktığımda neler yaşadın ama bak hepsine değdi dedirtecek cinsten olsun istiyorum. Ettiğim dualar, sergilediğim çabalar, verdiğim savaşların hepsine değsin istiyorum.
Çok şey istemiyorum, sadece hakkım olanı istiyorum. Kalbimde ve hayatımda anlamsız olan her şey anlam bulsun istiyorum.
ritimselsonsuzluk
Zorluklar çoğu zaman kapımıza gürültüyle gelmez. Sessizce hayatın ortasına oturur; planlarımızı değiştirir, sabrımızı sınar, bazen de içimizdeki gücü bize unutturur. Oysa asıl mücadele, tam da bu sessizliğin içinde, kimse görmezken verilen mücadeledir. Ama her fırtınanın ardından gökyüzünde kalan şey, rüzgârın şiddeti değil; ağacın köklerinin ne kadar derine indiğidir. Kırılan dallar zamanla unutulur, fakat toprağa sıkıca tutunan o kökler yeni baharları müjdeler.
İnsan da böyledir. Yaşadığı her kırgınlıkta biraz daha olgunlaşır, her düşüşte yeniden ayağa kalkmayı öğrenir. Çünkü gerçek mukavemet, bitmek bilmeyen bir enerjiye sahip olmak değil; ruhun yorulduğu anlarda bile adımlara yön verebilmektir. Taşınan izler ve sızılar, bir acziyetin nişanı değil; bilakis varoluş cephesinde ayakta kalındığını belgeleyen en vakur madalyalardır.
Belki bugün yol zor, belki yük ağır. Fakat akıldan çıkarılmamalıdır ki; en asil filizler, katılaşmış toprak gövdelerini dipten içe doğru yararak gün yüzüne çıkar. Zaman zifiri bir karanlığa büründüyse, ufuk çizgisinde ilk ışık hüzmelerinin belirmesi an meselesidir. Sen de yaşadığın her zorluğun ardından, dünden daha güçlü bir hikâyeye dönüşüyorsun. Ve o hikâyenin başkahramanı, her şeye rağmen pes etmeyen sensin.
ritimselsonsuzluk
Bazı insanlar hayatına girmez. Bir ihtimal olarak kalırlar. Ne tam senindirler ne de tamamen yabancı. Zamanın ötesinde bir yerde, sadece senin görebildiğin bir silüettirler. Onları düşünürken geleceğe dair cümleler kurarsın, gerçekleşmeyeceğini bilsen bile. Ben seni en çok bu yüzden sevdim galiba. Sana sahip olduğum için değil, sende kendimi mutlu hayal edebildiğim için.
Çünkü gerçekler çoğunlukla eskitir sevgiyi; oysa senin ihtimalin hep taze, hep ilk günkü gibi kusursuz kaldı. Birlikte yaşanacak günlerin değil,
birlikte yaşanabilirdi dediğim günlerin özlemi kaldı içimde.Belki de bazı duygular, yaşanmadığı için bu kadar güzel kalıyor; dokunmadığın bir çiçeğin hiç solmaması gibi. Ne zaman gökyüzüne baksam aklıma şu geliyor:
İnsan bazen bir kişiyi değil, o kişinin yanında olabileceği hâlini seviyor.
Ben sende biraz huzuru,
biraz ait olmayı,
biraz da uzun zamandır aradığım o sessiz mutluluğu görmüştüm.
ritimselsonsuzluk
Seninle kurduğum hayaller, gerçeğin ağırlığından daha hafifti; bu yüzden belki de içimde bu kadar yer etti. Bu yüzden olmadığında yalnız seni kaybetmiş gibi hissetmedim. Sanki içimde büyüttüğüm güzel bir ihtimali de uğurladım. Kendime ayırdığım o gizli bahçenin kapısını ellerimle kilitledim. Ama bilirim ki bazı kapılar kapanır, bazıları ise sadece rüzgârla aralanır; insanın kalbi de böyle işte, tamamen kapatamaz hiçbir şeyi.
Ama yine de kırgın değilim. Çünkü bazı insanlar hayatımıza gelmek için değil, kalbimizin en güzel köşesinde bir ihtimal olarak yaşamak için varlar. Ulaşamadığın bir yıldızın parlaklığına bakıp şükretmek gibiydi seni uzaktan sevmek.
Ve bazı ihtimaller,
gerçek olmasalar bile,
insanın ömrüne güzel bir iz bırakıyor.
•
Reply
ritimselsonsuzluk
Bazı şeylerin hep bizimle kalacağına inanıyoruz. Belki de bu yüzden onları kaybetmeye en çok biz yaklaşıyoruz. Bir fincanın yerini ezberler gibi ezberliyoruz bazı insanları. Sabahları perdeden süzülen ışık kadar alışıyoruz varlıklarına. Sonra bu tehlikeli alışkanlık, fark etmeden dikkatin ve özenin yerini alıyor; gözümüzün önünde duran şeyleri görmekten vazgeçiyoruz. Bir şeyin hep bizimle kalacağını sanmak, insanın kendine kurduğu en zarif yanılgıdır. Bu yüzden en çok da gitmeyecek sandıklarımızı ihmal ederiz. Çünkü cepte keklik sayılan her değer, zamanla sıradanlaşmanın o tozlu rafına kaldırılır. Bir ağacı her gün gördüğümüz için gölgesine bakmayız, bir sesi her gün duyduğumuz için özlemeyiz. Bir kalp bizi sevmeye devam ettiği için kırılmayacağını zannederiz. Belki de insan, sahip olduğunu sandığı şeylerin aslında sadece birer emanet olduğunu çok geç anlıyor.
ritimselsonsuzluk
Şimdi dönüp bakınca anlıyor insan: Bize ait sandığımız hiçbir şey bize ait değilmiş. Ne insanlar, ne mevsimler, ne de içimizde sonsuza dek kalacağını düşündüğümüz duygular... Hepsi biraz emek, biraz kıymet, biraz da hatırlanmak istiyormuş. Bir şeyi kaybetmek, sadece onun yokluğunu görmek değildir. Asıl kayıp, var olduğu günlerde değerini yeterince görememiş olmaktır. İşte o zaman anlar insan; kaybettiği şey aslında bir anda gitmemiştir. Kendisi, uzun süre boyunca onun yavaşça uzaklaşmasına seyirci kalmıştır. Ve o yok oluşun en acı yanı, geri dönüp baktığında her şeyin göz göre göre olduğunu fark etmek ve içinde yankılanan o tek cümleyle baş başa kalmaktır: "Ben onu kaybetmedim sanıyordum. Meğer yavaş yavaş yok oluşunu seyrediyormuşum."
•
Reply
berfiinnims
Artık ağrı var her yanımda
ritimselsonsuzluk
bir anda her şey değersizleşiyor
ritimselsonsuzluk
zaten hayat bana gösterdi, kimseye güvenilmeyeceğini herkesin her şeyi yapabileceğini
•
Reply
ritimselsonsuzluk
Küçük kızın elleri kirlendi.