ruyalarda

i don't believe in god, but i believe that you're my savior.

ruyalarda

i sleep so i can see you 'cause i hate to wait so long.
Reply

ruyalarda

tanımadığım; görmediğim bütün şehirleri, bütün sokakları öğrettin bana. yıllar boyu kimselerden duymadığım sözcükleri söyledin; bir kitapta hangi hislerle cümlelerin altı çizilir, hangi yağmurda nasıl ıslanılır öğrettin.

ruyalarda

sen gittikten sonra hangi şehre, yalnız başıma nasıl giderim bilemedim. altını çizdiğim o cümleyi kim için çizerim ya da dinlediğim o şarkıyı kime adarım bilemedim. kime dokunurum, kime sarılırım ya da kim bana masal okur, kim üzerimi örter; kim yaralarımı sarar, saçlarımı okşar. nasıl beraber dans ettiğimiz şarkı radyoda çalmaya başlayınca sensiz dans ederim, yatağın soğuk tarafını nasıl ısıtırım bilemedim sen gittikten sonra.
Reply

ruyalarda

öyle ki âşıkların yıldızların çobanları olduklarını söylerler ve gecelerin bitmez tükenmez uzunluğunu dile getirirler.

ruyalarda

yıldızların çobanı.
Reply

ruyalarda

göz kapaklarım bulutlara ders verdi de bol bol yağmur yağdırdı bulutlar.
            böyle ağlayarak bu gece, bana çektirdiğin acıları paylaşmak mı istiyor, yoksa uyanık kalmama yardımcı olmak mı?
            uyku, ancak göz kapaklarını kapattığında son bulacaksa eğer karanlıklar;
            asla göremeyiz şafağın attığını ve kurbanı oluruz gittikçe çoğalan bir uykusuzluğun.
            senin aşkının bana çektirdiği gizli acılar, bulutların, ışıklarını gözlerden sakladıkları yıldızların durumuna benziyor, ey gönlümün çiçeği! çünkü bu gizli acı bilinemez, ancak tahmin edilebilir.
Reply

ruyalarda

ellerini yüzümde gezdir,
          sil alnımdan yorgunluğu,
          gözlerimin altından
          yaşamak korkusunu al,
          avuçlarından çıkmış bir heykel olsun başım.
          sonra sen de gözlerini kapat,
          bırak, ellerin sessizce düşünsün
          düşüncende yaşamak isterim ben senin:
          bir gün en yalnız saatinde
          parmak uçlarından
          ve avuçlarından
          gelip konuşurum seninle.

ruyalarda

bir akşamüstü
            ormanı tek bir saz yapan
            en son dalda
            son ışık ol,
            gel, beni bul.
Reply

ruyalarda

beni hemen anlamalısın, çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum, ben van gogh'un resmi değilim, öldükten sonra beni müzeye koyamazsınız, beni tanımalısınız ki benden bahsedin.