sadecenursima

İyiki doğdun Yankı Sarcam, bana her zaman başka bir yol olabileceğini öğreten adam, seni çok seviyorum iyiki seni okumuşum ve iyiki seni tanımışım Umudum. Doğum günün kutlu olsun seni hiçbir zaman unutmayacağım ve her 8 nisanda senin doğum gününü herkese hatırlatıcam hep benim kalbimde olmaya devam edeceksin kalbimi çıkarıp baksan kendinle karşılaşırsın o derece çok seviyorum seni, benim biricik sonuncummmm❤❤❤❤❤❤❤

sadecenursima

İyiki doğdun Yankı Sarcam, bana her zaman başka bir yol olabileceğini öğreten adam, seni çok seviyorum iyiki seni okumuşum ve iyiki seni tanımışım Umudum. Doğum günün kutlu olsun seni hiçbir zaman unutmayacağım ve her 8 nisanda senin doğum gününü herkese hatırlatıcam hep benim kalbimde olmaya devam edeceksin kalbimi çıkarıp baksan kendinle karşılaşırsın o derece çok seviyorum seni, benim biricik sonuncummmm❤❤❤❤❤❤❤

sadecenursima

"Oysa kabukları arkasında yaşayan insanların da göğüs kafesinde atan bir kalbi vardı. Soğuk gözlerine rağmen kalpleri sıcak ve yaşam doluydu. Ne yazık ki bazı çiçeklere kabuklarında dikenleri olduğu için yaklaşılmaz, nasıl koktuğu bilinmezdi. Evrenin bu değişmez kanunu benim hayatım için de geçerliydi."

sadecenursima

Yaşıyorduk, işkence çekiyorduk, idam ediliyorduk, köle gibi çalıştırılıyorduk, susuyorduk, çığlık atıyorduk ama hepsinin sonunda sesli ya da sessiz bir savaş veriyorduk çünkü seviyorduk.
          Şaşırtıcıydı, sevgi bazen bir savaş meydanının ortasında size uğruyordu.
          O an iki yolum vardı.
          Ya sevecektim, ya ölecektim.
          Sevmeyi seçtim. Onu sevmek de ölümü daima nefes gibi ensende hissetmekti.
          "En büyük savaşların ortasında kurak topraklardan bile bazen çiçek açar, bombalar etki etmez, kökleri sımsıkı tutunur. Bir bakarsın renkler canlanır, güzel kokar her yer. Sen bu çiçeksin diyemem, biz bu çiçeği temsil ediyoruz diyebilirim.
          Özgürlüğümüze."

sadecenursima

Seneler... Seneler sonra, dünya, nefes almanın bile zarar
          verdiği geri dönülemez bir felaketle sarsıldı.
          Ve hiçbir şey aynı kalmadı.
          Milyonlarca insan öldü, geriye kalanlar ise hayatta kalmak için dünyalarını yeniden kurmak zorunda kaldı.
          Burada doğmak ve ölmek yasaktı!
          Kuzeyin en uç noktası, gecenin aylarca hüküm sürdüğü o yer
          kuruldu.
          THALRON!
          Ve insanlar dört sınıfa ayrıldı...
          Din İnsanları, Asiller, Tüccarlar ve Köksüzler...
          Fakat yarattıkları dünya onları daha da büyük bir felakete sürükleyecekti. Çünkü duygular yok edilemezdi:
          Güç, Savaş, Tutku, Aşk, İhanet, İntikam, Fedakarlık ve Kader...
          Kaderle savaşmak mümkündü ama kazanmak asla.
          Çünkü kader çoktan kararını vermişti.