sarrahkane

o kadar alismisimki sevilmemeye, sevildigimi hic bir kosul altinda hissedemiyorum. biri alsa beni ucurumun kenarina goturse, sana olan sevgimden her seyi yaparim, dese yine inanamam herhalde. hissedemiyorum hic bir sevgiyi. sevgisizlik her zerreme oyle bir islemiski, sanki her yerden ruhuma bir diken batacakmis gibi. seviyorum birilerini ama sonra oturup agliyorum, neden beni sevmediler diye. kiz cocuklarini babalari sevmeyince basla kimse sevmezmis diye okumustum, belkide oyledir. belkide bu yuzden kimsenin beni sevdigine inanmiyorumdur. yorgunum mahperi, sevgi yoksullugu yordu beni. herkesten sevgi icin 2 kurus dilenir gibi sevilmeyi dilenmek yordu beni. gece 02.46 bu satirlari aglayarak, bugulu bi pencerede yaziyorum. bazen intihar eden insanlara cok imreniyorum. ama yapamam mahperi, yapamam. bu gece kalbim kirik uyuyacagim, her sey yasanmis ama hic bir sey olmamis gibi. umutluydum mahperi, yani en azindan boyle olacagini dusunmemistim. umuyorum ki kalbimi kirmadan sevecek, sevgiyi bana hissettirecektir. sadece cok kirginim; ona, yasananlara ve her seye, herkese. nefes almak zor geliyor, bi yumru oturmus gibi tam gogsume. iyi geceler mahperi, her ne kadar iyi olmasada.

sarrahkane

o kadar alismisimki sevilmemeye, sevildigimi hic bir kosul altinda hissedemiyorum. biri alsa beni ucurumun kenarina goturse, sana olan sevgimden her seyi yaparim, dese yine inanamam herhalde. hissedemiyorum hic bir sevgiyi. sevgisizlik her zerreme oyle bir islemiski, sanki her yerden ruhuma bir diken batacakmis gibi. seviyorum birilerini ama sonra oturup agliyorum, neden beni sevmediler diye. kiz cocuklarini babalari sevmeyince basla kimse sevmezmis diye okumustum, belkide oyledir. belkide bu yuzden kimsenin beni sevdigine inanmiyorumdur. yorgunum mahperi, sevgi yoksullugu yordu beni. herkesten sevgi icin 2 kurus dilenir gibi sevilmeyi dilenmek yordu beni. gece 02.46 bu satirlari aglayarak, bugulu bi pencerede yaziyorum. bazen intihar eden insanlara cok imreniyorum. ama yapamam mahperi, yapamam. bu gece kalbim kirik uyuyacagim, her sey yasanmis ama hic bir sey olmamis gibi. umutluydum mahperi, yani en azindan boyle olacagini dusunmemistim. umuyorum ki kalbimi kirmadan sevecek, sevgiyi bana hissettirecektir. sadece cok kirginim; ona, yasananlara ve her seye, herkese. nefes almak zor geliyor, bi yumru oturmus gibi tam gogsume. iyi geceler mahperi, her ne kadar iyi olmasada.

sarrahkane

Sevebilir misin beni, olduğum gibi. Hiçbir kurala, sınıra, beni bana hapsetmeden, değiştirmeye, benzeştirmeye, çözümlemeye çalışmadan, yargılamadan, sorgulamadan, tanımlamadan, başı sonu belli olmayan bir sonsuzluklar coğrafyasında, sevebilir misin beni, olduğum gibi.
          Anlam veremediğin hallerim, sözlerim, tavırlarımla, yersiz hüzünlerim, suskunluklarım, kıskançlıklarımla, sebepsiz duygusallıklarımla, pişmanlıklarımla, özlemlerimle, kabına sığmaz coşkularım, isyanlarımla, en deli çılgınlıklarımla, kırılganlığım, inatçılığım, gururum ve arzularımla, sevebilir misin beni, olduğum gibi.
          Yanlışlarım, yetersizliklerim, güçsüzlüklerim var. Aştığım, aşamadığım, aşmaya çalıştığım sıra dağlar var önümde. Kırmaya çalıştığım zincirlerim var ruhumda, yüreğimi daraltan, nefessiz bırakan... Dipsiz kuyularım, göstermeye çekindiğim yaralarım, derinlere attığım korkularım var.
          Sevebilir misin beni, olduğum gibi. Hayallerim var benim; büyük, küçük, rengârenk. Umutlarım var; imkânlı, imkânsız. Düşlerim var hadsiz hesapsız. İçimde bir çocuk var; saf ve alabildiğine günahsız. Bütün maskeleri çıkarıp, ruhumu özgür bırakabilecek miyim yanında. Sevebilir misin beni, bütün doğrularım ve yanlışlarımla...

sarrahkane

– Beni niye bırakıp gittin Müzeyyen?
          – Elimde değildi, kendime engel olamadım. Ona âşıktım. Seni üzmek istemezdim ama kendimden de vazgeçemedim.
          – Değdi mi peki?
          – Mesele bu değil ki, yaşamam gerekiyordu yaşadım. Ama biliyorsun işte bitiyor en nihayetinde her şey gibi.
          – Çay için teşekkürler.
          – Gitme. Lütfen. Diyelim ki gitmedin. Seninle beraber olmaya devam ettik. Ne değişecekti? Ne yapacaktık?
          – Sevişirdik.
          – Başka?
          – Sabahları beraber uyanırdık. Ben senden önce kalkardım. Senin uyuyuşunu izlerdim. Sonra sen uyanırdın. Bana gülümserdin.
          – Sonra?
          – Sonra, sabahları çayı tek şekerli içtiğini, günün diğer saatlerinde şekersiz içtiğini biliyor olurdum. O ilk şekeri ben atardım çayına, zarifçe eritişini izlerdim.
          – Sonra?
          – Sonra, en çok boynundan öpülmeyi sevdiğini biliyor olurdum. Güzelmiş.
          – Sonra?
          – Sonra dışarı çıkardık. Dışarıda yağmur yağıyor olurdu. Biz şemsiyeyi almazdık. Sırılsıklam olurduk. Sonra sen bana sokulurdun. Ama saçağın altına hiç girmezdik. Sonra sen üşütürdün. Ayakların buz gibi olurdu. Ben sana en sevdiğin o mavi çoraplarını getirirdim. Sonra bayramları babaannenin mezarını ziyaret etmeye giderdik.
          – Gider miydik gerçekten?
          – Giderdik. Hayatta en sevdiğin kadın için ağlayışını izlerdim senin. Hiçbir şey yapmazdım; gözyaşlarını silmezdim, seni teselli etmezdim. Orada öylece ağlayışını izlerdim senin. Başka insanların mezarlarının arasında dolaşarak, hayatın ne kadar şahane bir şey olduğunu düşünürdüm. Sonra hiçbir şey yapmazdık. Öylece otururduk. Çok bilinmeyenli bu sorunun yanıtını arardık. Hayat bizi yalancı çıkarana dek, bulduğumuz cevapları doğru sanırdık.
          – O zaman, bir çay daha içelim mi?
          – Daha fazla çay içmek istemiyorum ben.

sarrahkane

Sadakat nedir Dila?

sarrahkane

Kimse özgürlüğünü kaybetmek istemez. Zaten özgürlüğünü kaybetmek değil, feda etmek diyorum. Bir şey uğruna ödenen bedel. Belki bir insan uğruna, bir an uğruna ya da sadece bir kitap uğruna. Bana göre özgürlük istediğin an istediğin şehre, istediğin ülkeye gitmek değil. Mesela bir kitaba özgürlüğünü feda ettiğinde başka kitapları eline alabilirsin ama eline aldığında sayfalarında yine o kitabı ararsın. Bir insana özgürlüğünü feda ettiğinde yine bir başka insanın gözlerine bakabilirsin, belki başka bir insanla öpüşebilir, hatta sevişebilirsin ama o ruhta aradığın yine uğruna bedel ödediğin ruh olur. Bir daha hiçbir kitapta, hiçbir ruhta özgür değilsindir.
Reply

sarrahkane

Özgürlüğü feda etmek, diye tekrarladı ve iç çekerek bakışlarını benden uzaklaştırdı. "Kim birine sadık olup özgürlüğünü kaybetmek ister ki?"
Reply

sarrahkane

Özgürlüğünü feda etmek, dedim kısaca.
Reply