Çok düşünüp az konuşanların kaderidir hep tek kişilik hayatlar.
Sözler içte büyür, dile gelmeden şekil değiştirir.
İnsan en çok kendine anlatır kendini;
ve bir noktadan sonra susmak, anlatmaktan daha ağır basar.
Çünkü bazı duygular, paylaşıldıkça eksilir,
bazı gerçekler ise söylendiği anda yabancılaşır.
Anlaşılmaktan çok yanlış anlaşılmaktan yorulursun;
ve zamanla, sessizliğine yerleşmişsindir.
Ve sonra insan, en çok konuşmak istediği şeyleri bile susarak yaşamaya başlar.
Öyle ki, her düşünce de yeniden kendine döner; sanki dışarıya hiç değmemiş gibi.