gece karanlığına gözlerimi yumduğum bir anda, deniz kenarında, dalgaların usulca vurduğu o kıyıdaydım. sanki gözlerimi açsam tüm büyü bozulacaktı. tekrardan aynı çukura düşecektim. yine olmayacak korkusuyla tüm gün dolaşacaktım küçücük odamda.
korktum gözlerimi açmaya. oturdum soğuk, serin kumların üzerine kocaman ay karşımdaydı. sanki tüm ışığını yüzümdeki kaygıları silip atmak için harcıyor gibiydi. tam gözlerimi kapatmıştım ki konuşmaya başladılar... deniz silindi, ay silindi, kumlar avuçlarımın içinde yok oldu.
susun diyemedim. susun ama ne olur, biraz uyumak istiyorum, biraz zihnimde yalnız kalmak istiyorum, beni anlayın ne olur,
diyemedim.
sadece biraz dinlenmek istiyorum. zihnimi kaçırmak, kurtarmak istiyorum. kocaman, anlayışsız yüreklerinizden uzaklaşmak istiyorum,
diyemedim
ben söyleyemedim, onlarda duymadı ve anlamadı zaten. bir el sessizce üzerimi örttü bana iyilik yapmak ister gibi. yapma zaten yanıyorum, diyemedim.
ışıklar açıldı, sesler arttı. gülüşleri, bağırışları evin içinden çok zihnimde yayıldı. zihnim daha da yoruldu... denizi, Ay'ı, kumları istedim. ne olurdu sadece 1 saat tek başıma orada dursaydım ki? hem sadece ruhum orada olacaktı bedenim değil.