sdilaekin

Derdi olanın dilindeki düğüm eksik olmuyor. Musa bile öyle yalvarmadı mı Rabbine; Allahım dilimdeki bağı çöz, dilimdeki bağı çöz, dilimdeki bağı çöz. Dert, insanın dilini bağlayan karmaşık düğüm.

sdilaekin

Derdi olanın dilindeki düğüm eksik olmuyor. Musa bile öyle yalvarmadı mı Rabbine; Allahım dilimdeki bağı çöz, dilimdeki bağı çöz, dilimdeki bağı çöz. Dert, insanın dilini bağlayan karmaşık düğüm.

sdilaekin

İlk defa ÖSYM sınavına girmek… msü kalbimde derin bir yara bıraktı. çıktığımda kendimi ağlarken buldum, büyük çaresizlikti. nasıl geçti, nasıl bitti bilmiyorum ve bir türlü anlayamadım ama tek bildiğim şey o matematik işlemlerimin zamanı eline alıp kafama kafama vurmasıydı.

sdilaekin

@_ejderya_ tesekkur ederim ablam.. çok haklısın kafaya takmamaya çalışıyorum asıl sınavım olmadığı için ama kendimi artık masum bir kız gibi hissetmiyorum, ÖSYM beni değiştirdi… döslödlsldldöfjfk
Reply

_ejderya_

@sdilaekin  geçmiş olsun bebeğim ama hayat daha yeni başlıyor bu daha leleydi bunun bi de lolosu var xD şaka bi yana çok da kasma dünyanın sonu değil henüz ilkti bu tüm sınavlar ömrünün sonuna kadar girebileceğin sınavlar elinden geleni yapıp gerisini Allah'a bırak iki dünya için de  (¬ < ¬) 
Reply

sdilaekin

gece karanlığına gözlerimi yumduğum bir anda, deniz kenarında, dalgaların usulca vurduğu o kıyıdaydım. sanki gözlerimi açsam tüm büyü bozulacaktı. tekrardan aynı çukura düşecektim. yine olmayacak korkusuyla tüm gün dolaşacaktım küçücük odamda. 
          
          korktum gözlerimi açmaya. oturdum soğuk, serin kumların üzerine kocaman ay karşımdaydı. sanki tüm ışığını yüzümdeki kaygıları silip atmak için harcıyor gibiydi. tam gözlerimi kapatmıştım ki konuşmaya başladılar... deniz silindi, ay silindi, kumlar avuçlarımın içinde yok oldu.
          
          susun diyemedim. susun ama ne olur, biraz uyumak istiyorum, biraz zihnimde yalnız kalmak istiyorum, beni anlayın ne olur,
          diyemedim.
          
          sadece biraz dinlenmek istiyorum. zihnimi kaçırmak, kurtarmak istiyorum. kocaman, anlayışsız yüreklerinizden uzaklaşmak istiyorum,
          diyemedim
          
          ben söyleyemedim, onlarda duymadı ve anlamadı zaten. bir el sessizce üzerimi örttü bana iyilik yapmak ister gibi. yapma zaten yanıyorum, diyemedim.
          
          ışıklar açıldı, sesler arttı. gülüşleri, bağırışları evin içinden çok zihnimde yayıldı. zihnim daha da yoruldu... denizi, Ay'ı, kumları istedim. ne olurdu sadece 1 saat tek başıma orada dursaydım ki? hem sadece ruhum orada olacaktı bedenim değil.

sdilaekin

yoruldum. 3 odalı bir evde her gün aynı şekilde uyanmaktan, her gece uyuyamamaktan, uyuduğumda seslerinin beynimi işgal etmesinden, zerre sevgi yoksulluğundan, kocaman uzaklaşmış, katılaşmış kalpli ebeveynlerden... çok yoruldum. bağırarak bırakın beni demek istiyorum ama diyemiyorum. sesim kısılmış sanki... ama çoğu insana göre çok gür bir sesim var oysa. her an durmadan konuşmanın gür sesimle olduğunu sanıyorlar oysa...
            
            çok yoruldum. birinin dizlerine başımı yaslamak, sessizce ama çok sessizce ağlamak istiyorum. saçlarımı okşamasa da olur, yalnızca var olsun yeter. sonra fısıldayarak özür dilemek ve gözlerimi kapatarak deniz kenarına, ay ışığının altına gitmek istiyorum. 
            
            başımı kabul eden dizlerin sahibi ses çıkarmasın ve dinlenmeme izin versin istiyorum. 
            
            ben artık korkusuzca adım atmak, hissetmek ve bir tutam şefkat istiyorum.
Reply