Bunu hiç yapmadığımı fark ettim. Sıla'nın yeni bölümünden minik bir alıntı bırakıyorum size. Bölümümüz bu sefer baya uzun olacak gibi.... Ve de olaylı.....
×××
"Isırırım kızım şu yanakları. Tipe bak." Caner, yanaklarımı ellerinin arasına alıp sıkıştırmaya başladı. Hamurla oynar gibi yanaklarımla oynadıktan sonra ikisine de sert ve uzun birer öpücük bıraktı. "Çok tatlısın, doymuyorum sana."
Ellerini itlemeye çalıştım. "Kızartın yanaklarımı. Hayvan!"
"Bana hayvan ha?"
Omuz silktim. "İnsan gibi sev o zaman! Mahvettin yanaklarımı."
"Bana bak sen..." Elleri karnımı bulup gıdıklamaya başladı. "Ya Caner!" dedim gülerek. "Dur!"
Koltukta geriye gidip sırtımı koluna yasladım. Caner de bana yetişmek için uzanınca farkında olmadan dibimde buldum onu. Ben koltuğun koluna yaslanıp uzanmışken o da beni kollarıyla kafeslemiş ve üzerime eğilmişti.
Dudakları birkaç santim uzağımdayken başka bir şeye odaklanmak zordu. O da benimle aynı şeyleri düşünüyor olmalı ki sadece dudaklarıma odaklanmıştı.
Diken üstündeydim, onu son öpüşüm diye bir şey olmasını istemiyordum. Bu yüzden her fırsatı değerlendirmeye karar vererek başımı kaldırarak dudaklarımı dudaklarına kapattım.
Dudakları beni hemen kendine kabul etti ve öpmeye başladı. Ellerimin biri sırtına biri ensesine tutundu. Ona açlıkla karşılık verirken dudaklarını emiyordum. Dudaklarının tadı benim için artık vazgeçilmez bir şeydi.
"Caner Bey... Aa! Çok özür dilerim! Pardon!"
Biz ne olduğunu anlamadan açılan ve ardından kapanan kapıyla birlikte dudaklarımı Caner'den ayırdım. Caner yüzünü buruşturdu. "Hay ben böyle işin." Gözlerime uzunca baktı. "Kapıyı kilitlemeliydik."