bugün bir şey oldu. bir his iki göğsümün tam ortasına oturdu. hüzün desem değil, sıkıntı desem değil, dert desem değil. bir ağırlık ki adı nedir, neyle. ölçülür. bu kez başımı geçmişe çevirmedim, camlar buğuluydu önümü de göremedim. içime baktım, o ağırlaştıkça ağırlaşan beni bir köşeye sıkıştıran ağırlığa. önce hesap sordu bana, sonra: ben buraya kendiliğimden gelmedim, beni aldın önce ellerinde taşıdın. sonra yoruldun sırtına aldın, taşıyamaz hâle geldin. tamam artık sırtından atacak ikimiz de birbirimizden kurtulacağız dedim ama bu kez beni içine aldın. kendi kalbini yine kendin kırdın dedi. bugün bir şey oldu. bugün, yalnızlığım benimle konuştu.