Her bir mısramda sen gibi kokarken hayat
Her bir gecemde senin gibi seslenirken rüyalar
Sonbaharda açan çiçek gibi bahar
Sen gel dön gel sevdiğim
Yak beni ateşinle sevgilim
Sesim çıkarsa sensizim
Unutmak kolay derler sorarım sana
Seni bana unutturmak mi zor yoksa ölmek mi
Sorarım sevgilim
aşığın elinden aşkı almak mıdır seni unutmak
Şairin kalemini kırmak mı
Sana seni anlatmaya yeter mi mısralar
Mısra değil destan yetersiz gelir sevdiğim
sanmıştık ki ikimiz
yeryüzünde ancak
birbirimiz için varız
ikimiz sanmıştık ki
tek kişilik bir yalnızlığa bile
rahatça sığarız
hiç yanılmamışız
her an düşüp düşüp
kristal bir bardak gibi
tuz parça kırılsak da
hâlâ içimizde o yanardağ ağzı
hâlâ kıpkızıl gülümseyen
-sanki ateşten bir tebessüm-
zehir zemberek aşkımız…