taster

⡤⠒⢤⡀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⢀⡤⠒⢤
          ⢣⡀⠀⠉⠲⢤⣀⡀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⢀⣀⡤⠖⠉⠀⢀⡜
          ⢸⡉⠒⠄⠀⠀⠀⢉⡙⢢⠀⠀⡔⢋⡉⠀⠀⠀⠠⠒⢉⡇
          ⠀⠉⢖⠒⠀⠀⠀⣇⠀⣸⠀⠀⣇⠀⣸⠀⠀⠀⠒⡲⠉⠀
          ⠀⠀⠀⠉⠙⠫⠤⠚⠉⠀⠀⠀⠀⠉⠓⠤⠝⠋⠉

taster

cok güzel durdu burda
Reply

taster

Kışın en derin suskunluğunda, rüzgârın bile fısıltıya dönüştüğü eski bir tapınak avlusunda, Meiji Jingu’nun taş fenerleri ile ay ışığını ipek gibi taşıyan göleti arasında Tsubaki çiceği doğdu.
          
          Karın kör edici beyazlığına karşı koyu kırmızı bir itiraz gibi açarak, sessizliğin ortasına nabız yerleştirdi.
          
          Cilalı zümrütü andıran yaprakları ile o, diğer çiçekler mevsimlerin alkışını beklerken kimsenin bakmadığı bir anda, soğuğun kalbine kendi adını yazmayı seçtiği için yalnızdı.
          
          Göletteki yansımasına “Neden bahar değil?” diye sorup duruyordu. “Neden diğer güzel çiçekler gibi rengarenk çimenlikte değil de bembeyaz karların olduğu bir zaman olmak zorunda?” diye düşünüp durdu.
          
          Düşünceleri arasında, rüzgarın ona “Sen, karların beyazlığı içinde yanıp sönen bir yıldız gibisin Tsubaki, kimse fark etmeden bile kalpleri ısıtan bir ışık taşıyorsun. Senin kırmızı yaprakların, kışın en soğuk anında bile hayatın ne kadar değerli olduğunu hatırlatıyor. Bu yüzden sen, yalnızca açmakla kalmaz; her açışı, sessizliğin ortasında kendi zarafetini ortaya koyarsın, Yazda zaten rengarenk çiceklerin çıkması hep beklendik bir şey, sense bembeyaz dünya içerisinde kırmızı bir umutsun,” dedi.
          
          Böylece Tsubaki, sevgi ve umudun aslında gösteriş ve beklentiden tamamen uzak olduğunu kendi içinde kabullenmis oldu.
          
          Kamelyaların yazgısı gibi, solarken yapraklarını azar azar değil, başıyla birlikte bırakacağını biliyordu. Bu yüzden sevmenin yarım değil, tek hamlede ve bütün ağırlığıyla yapılması gerektiğine inandı.
          
          Sonunda bütün güzelliğiyle toprağa düştüğünde bu bir son değil başlangıç oldu ve yıllar sonra aynı avluda kış bastırdığında, en zor zamanlarda açan sevginin simgesini taşıyan Tsubakiler yükseldi.
          
          Kar çözülüp dünya yeniden renge doyarken o soldu, ama ardında eksiklik değil, kış boyunca tutulmuş bir kalbin sıcaklığını bıraktı. Karlar eriyip diğer tomurcuklar uyanırken zamanı dolsa da pişman olmadı, çünkü kış boyunca bahçeye umut rengi vermişti.

taster

seni de Tsubaki'ye benzettim bir nevi
Reply