Derin bir uykudan uyandım ansızın bu sabah. Kaçmak için uyudum, düşünmemek için uyudum. Sadece uyumakla kalmadım her şeyi bıraktım olduğu yerde. Uyandım, güzel diyebileceğim bir sabah saatleri değildi her zamanki gibi. Sorun değildi. Sonrasında seni gördüm gözlerimin içine bakıp konuştun benimle. O an dedim eski eskide kaldı bir daha o anlar yaşanmayacak dedim. Kondurmadım gene sana, kıyamadım. Ben yanlış anlamışımdır öyle olmaz dedim. Ama gördüm. Yine gözlerimle görmemem gereken haddimin bile olmayacağı şeyleri gördüm. Şimdi ne yapacaktım? Sustum. Görmediğimi düşündüğün o anı sen beni fark edene kadar sustum. Seni öylece gördüğümü görmedin bile. Hayal kırıklığına uğradım. Canım yandı sesim çıkmadı. Sonrasında konuşmaya zorladım kendimi, aman dedim o yine böyle yapsa da beni yanlış anlamasın. Beni de kendisi gibi onu görmezden geldiğimi sanmasın diye. Yanlış yaptım, ama sana çok değer veriyorum. Şartlar ne olursa olsun sen benim en değerlimsin. Bazen kendimden soğuyor nefret ediyorum, ihanetini görmezden geldiğimden. Oysaki sen bana ne olursa olsun dünyanın en değerli şeyi benmişim gibi davranırsın, yine öyleydin. Ama ihanetini daha ne kadar kaldırabilirim bilmiyorum. Şimdilik konuşuyorum ama dua et susmak zorunda kalmayayım, gitmek zorunda bırakma beni. Gidersem bir daha geri dönmeyeceğim. Sen de ben de bıraktığın ihanetinle olmamış gibi devam edersin. Nasıl olsa hep böyle yapıyordun değil mi? Sana inanacağımı hep biliyordun. Ama bu sefer inanmıyorum sana. Ben sen gibiyim evet haklısın. O da bana senin gibi olduğumu söylüyor evet bu doğru, ben aynı sen gibiyim. Ama senin bıraktıkların gibi değilim. Tarih yakındır çekip gideceğim güne. Şimdilik beni bilmesen de olur. Yine de seni çok seviyorum. Sen yine de beni hiç bilme.