@ sidereusnoctis Ben futbolu takip eden, severek izleyen ve bundan keyif alan biriydim. Biriydim diyorum çünkü bu olay beni öyle bir ikilemde bıraktı ki bir Galatasaraylı olarak içimden yarınki maçı izlemek bile gelmiyor. Milli maçlarda keza. Ki 24 yıl sonra Dünya Kupası’na katılmışız ama hevesim kursağımda kaldı diyebilirim.
Kesinlikle sadece Barış’ın üstüne gidilmesini ve cidden bu kadar çirkin bir şekilde yapılmasını doğru bulmuyorum. Ona bakacak olursak millî takımımızın kaptanının zamanında karısına yaptıklarını tüm Türkiye biliyor. Buna rağmen bağırlarına basabiliyorlar.
Konduramamak demişsin, evet katılıyorum. Barış bizim gözümüzde efendi, vicdan sahibi, duyarlı bir insan profili çizmişti. Öyle değildir demiyorum. Ama biz bu insanları bize yansıttıkları kadar tanıyoruz ve tanıyabiliriz maalesef. Arkada neler dönüyor bilemeyiz.
Bence Barış benim için hâlâ kötü bir insan değil. Benim gözümde bir hata yaptı ve desteklememeyi seçiyorum artık. Konu çok hassas. Ben de bir kadın olarak bu tarz konularda ayrı bir tetikleniyorum. Aklıma bu olay başına gelmiş, sesini duyuramamış ya da çevresine kendini inandıramamış kız kardeşlerim geliyor.
İleride bu şahıs suçsuz bile çıksa yaptığımdan asla pişman olmam. Sonuçta bu kişi bir şüpheli mi? Evet. Davası sürüyor mu? Sürüyor. O zaman bitmiştir benim için.
Barış’tan şunu beklerdim: Tamam, bu kişi millî takıma bir şekilde kabul edildi, eyvallah; ama ben bu insanla etkileşim vermek zorunda değilim. Mesafemi koruyabilirim. Barış zaten gözü kara bir insan bence ve gerektiği zaman, gerektiği yerde insanlara tepki verebiliyor (gözlemlediğim kadarıyla).
Bu konuda neden böyle davrandı, arkada neler dönüyor, bizim bilmediğimiz onlara söylenen ne var bilmiyoruz, bilemeyeceğiz. Kimseye de desteklemeye devam ediyor diye bir şey diyemem, kendi tercihleri. Ama belki benim bakış açımdan ve senin yazdıklarını okurlarsa onlara farklı bir perspektif ve duyarlılık kazandırabiliriz <3