“Özlem, ayrılışın sonucudur ya — işte : dayanamaz ona — ayrılmış olmak, neredeyse (hayır : tam da) inanamadığıdır, özleyenin : nasıl olabilmiş de özlenen ondan ayrılmış, gitmiş, uzaklaşmıştır — nasıl olabilir de, özleyen, şimdi, özlenenin yanında, onunla birlikte, olmayabilmektedir — olmamalıydı bu : olamamalıydı —
olmamış olmalıydı — olmamış
olmalı!...
Özlem, kendini doğurana —ayrılışa—, dayanamaz.
Özlem, dayanamayandır.
Özlem dayanamaz.
Nasıl, sevdikleri kişileri yitirmiş kişiler, "İnanamıyorum — hemen şimdi, oradan çıkıp gelecekmiş gibi geliyor", diyorlarsa — bunu da açıkça duyu-yorlarsa... - Ya da, garip bir göz yanılmasıyla, gördükleri bir kişiyi sevgiti olülerine benzetiveriyorlarsa — bunun bir yanılsama olduğunu da açıkça bilerek...”