şimdi dudaklarım arasından süzülen kanı izliyorum. bu benim miladım. ellerimin yolup kanattığı tenim benim savaşım. kaybettiğim kaçıncı harp bu, bilmiyorum. ama anladım artık. aşamıyorum. her şey bir dağ oldu önümde, tırmanamıyorum. nasıl oluyor da hâlâ yaşıyorum. cevap versene bana. yaşamam için bir sebep söyle, yol göster. ben kan kusuyorum. öksürmekten kan geliyor ağzımdan. nefes alamıyorum. şimdi bedenime yabancı bir evin lavabosunda acıdan yatıyorum. ayağa kalkamıyorum. bedenimi kontrol edemiyorum. ağlıyorum. yaşlarım durmuyor. ama acım bir nebze bile azalmıyor. çalınmış yıllarımı, çocukluğumu, gençliğimi en çok da ruhumu geri istiyorum. alın, gülüşüm sizde kalsın. ben gözlerimin parıltısını, tenimin canlı rengini bile istemiyorum artık. merhemim yok, biliyorum. devâm yok. tenime işleyen soğukluk bedenimi yakıyor. anlamıyorsun. bu acı beni öldürüyor. açtığım pencereden atlamayı düşlüyorum. odamın tavanına asılmayı. kirli düşünceler bunlar. zihnimi boğuluyorlar. ağzımı bozuyorlar. sikeyim böyle dünyayı. yaşamak çok zor. tenim kızarmış. bazı yerleri morarmış. hep böyle bu acı. dolmasın gözlerin. alıştım diyemem sana. her geçen gün daha çok öldürüyor beni. bilirsin belki. mezarım her gece tekrar kazılıyor. bu acı. ölüme hazırlıyor.