Bölümü yetiştirmeye çalışıyorum, yetişmez ise yarın akşama gelir, bilginiz olsun. Ufak bir alıntı da bırakayım özür mahiyetinde;
"Ben Çisem değilim." Engel olamadığım bir terslik vardı sesimde, ama beni; istediği zaman koynuna girip, daha sonra da hiçbir şey olmamış gibi diğer güne devam edebileceği bir kadın olarak görsün istemedim.
"O ne demek?" Şaşkınlık, ve öfkeli bir hâli vardı.
"Bu gece benimle bu yatağa girersen, yarına bugün devam ettiğin gibi edemezsin demek." Bir adım attım ona doğru, "benim ne hissettiğim hakkında gram bir bilgin olmadığına eminim, anlıyor musun beni?"
"Hazel..." Baktı sadece, anlam veremediği cümlelerim şimdi anlam kazanmaya başlamıştı onun için.
"Anlıyor musun beni, Asil?" Sakin bir ton kullandım, gözlerinin en derinine baktım daha net anlasın diye. "Yarın güne, bu gece yaşanmamış gibi devam edecek misin?"
Baktı, sadece baktı.
Gözlerinde ki emin olmamış ifadede kayboldum. Bedenen değil ama ruhen mesafeler girdi aramıza.
Aşamadım bile onları.
Bir sızıntı hissettim kalbimde, yine kırılmışlığımla kaldım.