@ sadecen_1129 tamam ama cümleler bir az bir birinden bağımsız ola bilir. oyuna ilk hep beyazlar başlar. Eğer herhangi bir taşa dokunduysan gidebilecek bir yerin varsa o taşı oynatman gerek. Eğer rakibin herhangi bir taşına dokunduysan ala biliyorsan o taşı alman gerek(kitapta böyle yazıyor ama pek emin değilim). Taşı elinden bıraktıysan, yerini bir daha değiştiremezsin(tabi sıra tekrardan sana gelirse olur). Satrançta "rok atma" diye bir şey var. Şah ve kalenin(hangisi olduğu fark etmez) yerleri oyun başladığından beri değişmemişse, aralarında taş yoksa, şah "şah vaziyyeti"nde değilse, şah ve kale arasında kalan karelerde tehtid yoksa(yani mesela rok atmak istiyorsun ama fil şahla kalenin arasında olan karelerden birini tutuyor. Yani oraya bir taş koysan alabilir. Tehtid diye buna dedim) şah 2 kare sola ve ya sağa gider(bu hangi kaleyle rok atacağına bağlıdır) kale şahın diğer tarafına geçirilir. Buna rok atmak denir. Sana geçerken almayı anlatmayı çok isterim ama burada anlayamayacağına eminim. O yüzden yazılışları anlatıyorum. Genellikle satranç yarışlarında bir yanlış olursa diye önlem almak için gidişler yazılır. Diğer önemli yarışları bilmiyorum ama benim gittiğim yarışlarda defter ortadan ikiye ayrılır(kalemle) rakiplerin ismi yazılır. Beyazların olduğu tarafa rakamlar yazılır. Mesela, 1.A-f3 (bunun ne olduğunu anlatıcam). At-A, Fil-F , Kale-K, Vezir-V, Şah-Ş, Piyon ise p harfi ile gösterilir(piyonun gidişi yazılırken isteğe bağlı sadece gittiği yer yazıla bilir. Yani p yazmak pekte önemli değil). Bunlar bizim kullandıklarımızdı. Galiba resmi yarışlarda bunlar taşların ingilizce isminin baş harfiyle yazılıyor.