Kendimi odanın bir köşesine bıraktım, öyle gelişi güzel. Kalkmayı düşünmedim bile, sanki kalkmak başka bir hayata aitmiş gibi. Zaman geçti, duvar aynı kaldı, ışık aynı, ben biraz daha eksildim sadece. İçimde ne varsa yanımda oturur gibi durdu; ne konuştu ne gitti. Hepsi susmayı seçmiş gibiydi, ben de itiraz etmedim. Bir şeyleri düzeltme isteği bile uğramadı artık içime. Sanki her şey olduğu yerde kalınca ben de dağılmıyormuşum gibi ya da dağılmak da umurumda değilmiş gibi.