kendimi yazarak ifade etmeye ne zaman başladığımı bilmiyordum ama nedenini çok iyi hatırlıyordum. yazıyordum çünkü yazmasam ölecektim. okuduğum kitaplardan, tanıdığım insanlardan, şahit olduğum hayatlardan öğrendiğim bir şey vardı ki o da her insanın acıyla baş etme yönteminin farklı olduğuydu. kimi kaçarak yapardı bunu, kimi savaşarak. bazıları susardı, bazıları çığlık çığlığa anlatmak isterdi. benim gibileri de eline kalemi alır ve yazmaya başlardı. ortaokul yıllarımdan beri bulduğum her deftere aklıma ne geldiyse yazdım. iyi geldi bana. kâğıda döktüğüm yalnızca zihnimden geçen sözler değil, ruhumu sızlatan acılardı sanki. birkaç satır bile yazsam kendimi hafiflemiş hissederdim hemen. omuzlarımdaki yükleri değil sadece, göğsümdeki ağırlığı da atardım üstümden. zaten bu sebeple bir süre sonra yazmak benim tek arkadaşım olmuştu.