yokolussancilari
farklı düşünseler de aynı şeyi hissediyorlar. ve karanlık bütün yasak dokunuşları içinde saklıyor. biliyorum, biliyorsun çünkü sen de içinde kocaman bir karanlığı saklıyorsun.
soguksedye
bunalıyoruz çocuk, bunalıyoruz. biçim veremediğimiz şeylerin biçimini alıyoruz.
sokakkedisii_
"elini nereye koysan kuruyor"
sokakkedisii_
beni aramazsan ben bunu atlatabilir miyim
sokakkedisii_
sokakkedisii_
her şeyi her şeyi unuttum tarihler hedefler amaçlar verdiğim sözler nereye ne zaman nasıl gidecektim unuttum ne yapacaktım ne oldu ne bitti hepsi hepsi yetmedi mi.
ihtiyarladım çirkinledim beni kimse sevmesin istedim. iş aradım kaç kere buldum hiçbirine başlamadım. saçlarım korkunç uzadı faturalar birikti her şey üst üste bindi cildim soldu gözümün feri söndü zafer daha yetmedi mi. aramaksa aradım. yazmaksa yazdım. sokak köpekleri gibi titreye titreye dolaştım ayaklarım şişti düşmekse düştüm dizlerimde yaraysa yara bin parça zafer.
kaç defa silkelendim. artık yeter bugün uyandığım yeni bir gün bu yeni bir sayfa dedim kendime tokat bile attım ama aynı gün aynı yırtık sayfa işte. üstü karalı altı çizili onca hatıra yüzüme yüzüme tükürdü. yetmedi mi.
saçlarımı kesip tırnaklarımı yiyince yemek yapmayı resim çizmeyi öğrenince geçer sandım kaçığı yürüyen bir çorap gibi sadece günler geçti zafer. diktiğim ne varsa söküldü, doldurduğum ne varsa döküldü, silmekse sildim ama lekesi kaldı iz bıraktı yetmedi mi.
herkes yaşamış herkes unutmuş hayat böyle de sürüp gidiyormuş dedim. dediler dedim sana anlattılar bak onulmaz değilmiş dedim ekmek çiğnedim zeytin dövdüm hepsini yarama sürdüm pansumansa pansuman işte ama oluk oluk kan sızdı zafer.
•
Reply
yokolussancilari
sen ateşteydin ibrâhim, soranlara gül bahçesindeyim diyordun.
sokakkedisii_
yemekte ne var
sokakkedisii_
herkes ne denli öfkeli olduğumla vuruyor beni. bu noktaya getiren sebepler hep es geçiliyor. çok yalnız ve çok yanlışım.. belki de sorunlu benim diye düşünmeden edemiyorum. kendime kızıyorum. kendime ağlıyorum. kendimle konuşamıyorum ve en çok da kendime küsüyorum. sırtını dönenle sırtına bıçakları batıran aynı kişi. yine aynı yaraları saran gibi. ben hiç böyle hissetmememiştim. ben hiç bu kadar kötü düşmemiştim. ben hiç bu kadar yalnız kalmamıştım. karşılarında ağlayacak kadar savunmasız düşmemiştim. zırhımı indirdim, bir yolun kenarına çöktüm. anlayamıyorsun-uz hiçbir zaman. anlatamıyorum da hiçbir zaman. bu elleri ben yıllarca boşuna saklamadım. bu duvarı boşuna örmedim. kalbimi yok yere karartmadım. oysaki en çok da ben gizlenmek istedim huzur bulabileceğim bir gölgenin altında
sokakkedisii_
enkazıma ev kuruyorlar