sokaktakikarakedi

keşke Resulullah'ın kuytu köşede yoldan geçerken görüp başını okşadığı bir kedi olsaydım. ve mübarek elleri başımı okşadığı an, o dokunuşla ruhumu teslim edip ölüverseydim. dünyanın en mutlu ölümü olurdu kuşkusuz. ruhum göğe hoplaya zıplaya yükselirdi. tüm hayatım boyunca en mutlu hissettiğim anların tümünden daha mutlu hissederdim hep. tabii sonra hep ağlardım, durmaksızın; göz pınarlarım kuruyana ve hazreti yakup gibi görmez oluncaya dek. çünkü O'nun mübarek ellerinin bir kerecik dokunduğu birisi hayatının geri kalanında neyden teselli bulabilir? ruhi efendi boşuna "ruhum sana âşık, sana hayrandır efendim. sensiz bana cennet bile hicrandır efendim." dememiş ya. onsuz cennet hicrandan başka ne olur? 

sokaktakikarakedi

keşke Resulullah'ın kuytu köşede yoldan geçerken görüp başını okşadığı bir kedi olsaydım. ve mübarek elleri başımı okşadığı an, o dokunuşla ruhumu teslim edip ölüverseydim. dünyanın en mutlu ölümü olurdu kuşkusuz. ruhum göğe hoplaya zıplaya yükselirdi. tüm hayatım boyunca en mutlu hissettiğim anların tümünden daha mutlu hissederdim hep. tabii sonra hep ağlardım, durmaksızın; göz pınarlarım kuruyana ve hazreti yakup gibi görmez oluncaya dek. çünkü O'nun mübarek ellerinin bir kerecik dokunduğu birisi hayatının geri kalanında neyden teselli bulabilir? ruhi efendi boşuna "ruhum sana âşık, sana hayrandır efendim. sensiz bana cennet bile hicrandır efendim." dememiş ya. onsuz cennet hicrandan başka ne olur? 

sokaktakikarakedi

gazzali'nin kendini tanımayı evrenler keşfetmekten daha mühim ve ilimlerin en büyüğü olarak görmesinin sebebini şimdi şimdi daha iyi anlıyorum

sokaktakikarakedi

çünkü kendimi tanımıyorum. bazen kızıp üzüldüğüm şeyler beni dahi şaşırtıyor. nasıl diyorum ya. nasıl üzülmüş olabilirsin buna? sen buna gülüp geçecek insandın, nasıl oldu da sinirlendin sana o laflar edildiğinde? kafam çok karışıyor bazen
Reply

mazhar000

https://www.wattpad.com/1616813219?utm_source=ios&utm_medium=link&utm_content=share_reading&wp_page=reading&wp_uname=mazhar000
          
          "⚠️ DUYURU & GÜVENCE ⚠️
          Son zamanlardaki platform sorunları ve hesap silinme riskleri yüzünden, [mazhar_bircan]’nın 'V Serisi' tarafımca arşivlenmiş ve tüm bölümleri yedeklenmiştir. Emekler güvence altında! Olası bir aksilik durumunda, hikaye linkine profilimden ulaşabilirsiniz. Kalemimiz asla susmayacak."

sokaktakikarakedi

ismet özel'in naatı beni ağlatıyor

sokaktakikarakedi

evet, bu! işte bu! O'nu severken insan böyle hissediyor. O'nu severken için göğe bakarcasına ferahlıyor. ben gökyüzüne bakmayı çok seviyorum. ben peygamber efendimizi çok seviyorum. bu ne güzel bir tarif yahu. göklere bakmış gibi olmak. cânım peygamberim, seni yalnız düşünmek bile göklere bakmak kadar hafifletir içimi.
Reply

sokaktakikarakedi

ebu talib'in peygamber efendimiz aleyhisselatü vesselama yazdığı kaside de öyle. O'nu sevmekmiş gibi hissettiriyor adeta. "Ey kardeşimin oğlu, yüzünde ne varsa sana baktığımda gökleri görür gibi oluyorum."
Reply

sokaktakikarakedi

Söylemez size kimse dünyadaki ömrü boyunca
            Hiçbir insana yan bakışı olmayan kimdi
            Kimdi yan gözle bakmadı kır çiçeklerine bile
            Öğretmek için cephe nedir
            Kıyam etti
            Torunu kucağında
            Dönünce bütün gövdesiyle döndü
            Bir bu anlaşılsaydı son yüzyılda
            Bir bilinebilseydi
            Nedir veche...
Reply

sokaktakikarakedi

bazen dünyayı ve olduğum yeri öyle çok seviyorum ki sanki daha fazla mutlu olmam mümkün değilmiş gibi hissediyorum. taşıyor sanki mutluluk göğsümden. aidiyetle nefes alıyorum. nerede olduğum pek mühim değil. istanbul, başka bir yer; kıyıda köşede unutulmuş eski bir kütüphane, orası benim evim oluveriyor. veya yoldan geçerken oturduğum bi' durak. yani evim! bazense tam olarak olmam gereken yerde oluyorum. şüphe bırakmaksızın olmam gereken yerde. fakat sanki sonsuz galaksilerin birinde boşlukta asılı bir seksen yedigen gibi hissediyorum o zaman da. boşluktaki seksenyedigen nasıl hisseder ki sen ne bileceksin demeyin. bir şekilde biliyorum. evvela üşümüş hissediyor. sonra boşlukta ve aitsiz. biraz da hissiz. yani, hiçlik gibi. bilmiyorum. kafam karıştı. hah hah, işte bu. biraz da kafası karışık. bilmiyor. uzak uzak evrenlerde, o gördüğü parıltılı gezegen kümelerinin birinde hayat, mutluluk, sevgi ve his'e dair bir şey var mı bilmiyor. merak bile edemiyor çünkü çok uzakta ve uzay boşluğunda. uzay boşluğunda merak duygusu da pek yoktur. sadece vardır. seksenyedi tane ayrıdı. tuhaf milimetrik iç açıları. ve her birinin getirdiği ağır var olma yükü.

sokaktakikarakedi

bugün öyle hissettiğim günlerden biriydi. daha doğrusu, nasıl olduğumu anlayamadığım. seksenyedigen işte. hüzün, özlem ve dahası mânâsızlık. neden böyle oldu? namazlarımı da kılmıştım bugün oysaki. insan süleymaniye'de sahur yapıp mükemmel bi gün geçirdikten sonraki günün böyle olmasını garipsiyor. yine hayat bir gün sevgilim. bir gün omuzlarımdaki bi' yük.
Reply

sokaktakikarakedi

işte ben bazen böyle tuhaf, böyle süzülüyormuşum gibi hissediyorum
            bir yerlerdeyken
            alelade
Reply

sokaktakikarakedi

Kurbağalara bakmaktan geliyorum, dedi Yakup
                    Bunu kendine üç kere söyledi
                    Onlar ki kalabalıktılar, kurbağalar
                    O kadar çoktular ki, doğrusu ben şaşırdım
                    Ben, yani Yakup, her türlü çagrılmanın olağan şekli
                    Daha hiç çağrılmadım
                    Biri olsun "Yakup!" diye seslenmedi hiç
                    Yakup!
                    Diye seslenmedi ki, dönüp arkama bakayım
                    Ve içimden durgun ve çürük bir suyu düşüreyim
                    Ceplerimdeki eskimiş kağıt parçalarını atayım
                    Sonra bir güzel yıkanayım da.
                    Ben size demedim mi.
          
                    Evet, kurbağalara bakmaktan geliyorum
                    Sanki böyle niye ben oradan geliyorum
                    Telaslı, aç gözlü kurbağalara
                    Bakmaktan
                    Bilmiyorum
                    Bilmiyorum, bilmiyorum
                    Ben, yani Yusuf, Yusuf mu dedim? Hayır, Yakup
                    Bazen karıştırıyorum.
          
                    Bazen karıştırıyorum ya, çok uzun bir gündü
                    Sonra bu çok uzun günün sıcak bir günü
                    Kediler kırmızı alevler halinde koşuyordu
                    Onlar işte hep boyuna koşuyordu
                    Birileri çıkıyordu ordan burdan
          
                    Hiç çıkmamak halinde ve olgun
                    Birileri çıkıyordu
                    Geceden kalma bir lamba yanıyordu, açık
                    Bir pencerenin sokağa doğru içinde
                    Bu uyum korkunçtur Yakup!
                    Yakubun olması korkunçluğudur bu
                    Dünyanın insana doğru içinde
                    Yakup, Yakup!
                    Burdayım, yani ben.. evet, geliyorum
                    Lambayı söndürmesinler, geliyorum
                    Siz bütün lambaları yakın, evet
                    Ben, yani Yusuf, Yusuf mu dedim? hayır, Yakup
                    Bazen karıştırıyorum.

sokaktakikarakedi

Ve kendine bilinmeyenler yaratan Yakubum ben, iyi ya
                      Durduğum bir gündü, diyorum, bütün ilgiler sizin olsun
                      Her türlü bir şeyler sizin olsun, ben artık
                      Hep böyle istiyorum, ayıp degil ya
                      Durduğum bir gündü, diyorum, yüzümü göğe doğurduğum
                      Bir gündü ve yaşar gibi kaldığım bir yaşama içinde
                      Ve yollarda ölü baykuşlar bulduğum
                      Bir ölünün günü boyayan renginde
                      Çürük evler bulduğum, içleri sonsuz kayalar
                      Kayalardan dondurmalar sorduğum
                      Ben, yani Yakup, Yakubun hiç çağrılmamış şekli
                      Kim bilir ne diyordum
                      (Kim bilir ne diyordu bir baykuş yaratıldığına
                      Bir baykuş tarafından
                      Ve bütün baykuşlar o bütün baykuşların arasında ne oluyordu
                      Ben ne oluyordum.)
            
                      Bütün iskemleler ağır ve hastalıklı
                      Bir gidip bir geliyordum kendime aptallaşarak
                      Bunu Yakup söyledi
                      Dedi ki, çünkü herkes Yakubu yaşıyordu, bense
                      Çöllerden ve kızgın güneşlerden icatlar yapıyordum
                      Kızgın kağıtların üstüne
                      Ve alevler halinde dünya bana dokunuyordu
                      Ve ayakta soğuk bir bira içmiş kadar bir anlamım oluyordu bazen
                      Ölüyordu ve bir de
                      Bir otobüse bindiğim, biletçinin bilet bile kesmek istemediği ben
                      Kendimi koruyordum
                      Bunu bana Yakup söyledi
                      Öyle bir Yakup ki bu, onca din kitaplarının sözünü bile etmediği
                      Kimsenin sözünü bile etmediği bir Yakup
                      Ben
                      Bunu hep biliyorum
                      Bunu hep biliyorum ve işte
                      Özgürüm, cezasız duruyorum.
Reply

sokaktakikarakedi

ben heybetli ve dallı budaklı; malûm dalları göğe değecekmişçesine uzanan güzel ağaçları çok seviyorum

sokaktakikarakedi

yurdun yolunda böyle devasa bir çınar ağacı var. dalları öylesine budaklanmış ki sanki göğe el sallıyor. öyle heybetli ve ihtişamlı duruyor ki sanki varlığı pek çok şeye delil. ve ben ne vakit onun yanından geçsem başımı kaldırıp göğe bakıyorum. tam olarak onun altında, dalları göğe doğru uzanırken başımı alabildiğine kaldırıyorum. ve göğe doğru uzayan benmişim gibi hissediyorum mütemadiyen. sanki osman gazi'yim ve göğsümden bir imparatorluk taşıyor. sanki başımı biraz daha kaldırıversem, şöyle 2-3 santim daha uzun olsam göğe erişeceğim çınar ağacıyla birlikte. bu hissi öyle çok seviyorum ki kimi zaman yolumu uzatmak pahasına çınar ağacının altında uzunca bir süre oyalanıyorum.
Reply

sokaktakikarakedi

insan hep bi' yerleri özleyerek mi yaşar böyle

sokaktakikarakedi

bakın gece 1 suları çok tehlikeli. gece 1 oldu mu yatın uyuyun yoksa insana türlü iç sıkıntıları zuhrediyor
Reply

sokaktakikarakedi

yoksa benim sonumu düşünmek mi getirecek
Reply