sokaktakikarakedi

burdan ümidi kesip self takılmaya başlayalı baya oluyo ama yazdıklarımdan bi şeyler okuyan varsa ufak da olsa bi geri dönüt bırakabilir mi :'( 

sokaktakikarakedi

@nereyevaracagim  çokkk teşekkür ederimmmm⭐⭐⭐⭐
Reply

sokaktakikarakedi

@sokakkedisii_  fenasal motive oldum sanırım tüm kitaplarımı düzenleyecegim 
Reply

sokakkedisii_

ciddi takılmalısın, yazıların olarak yani ☝☝ hâlâ buradayım 
Reply

sokaktakikarakedi

burdan ümidi kesip self takılmaya başlayalı baya oluyo ama yazdıklarımdan bi şeyler okuyan varsa ufak da olsa bi geri dönüt bırakabilir mi :'( 

sokaktakikarakedi

@nereyevaracagim  çokkk teşekkür ederimmmm⭐⭐⭐⭐
Reply

sokaktakikarakedi

@sokakkedisii_  fenasal motive oldum sanırım tüm kitaplarımı düzenleyecegim 
Reply

sokakkedisii_

ciddi takılmalısın, yazıların olarak yani ☝☝ hâlâ buradayım 
Reply

sokaktakikarakedi

ben bi gün buraya öyle bi comeback atıcam ki... ŞOK olucaksınız. panoya yazı yazmayı seviyorum ama onun haricinde kitaplarım, pp, kp falan rezilll halde yani hele kitaplar... HEPSİNİ düzenlicem, beğenmediğim HER ŞEYİ kaldırıcam ve YENİ ŞEYLER EKLİYCEM İNŞALLAH

sokaktakikarakedi

in my defence: daha önce hiç denemediğim türde bi şey ve yazması eğlenceli idi, odak sürem de yetti, kamuoyu açıklaması bitmiştir 
Reply

sokaktakikarakedi

var olanları düzenlemek yerine yeni kitap ekledim... salak kadına bravo
Reply

sokaktakikarakedi

mesela övg'yi genel seviyorum ama içi çokkk eksik ve hatalı bi ara oturup onu düzenlemeye ciddi bi mesai ayırmam gerek
Reply

sokaktakikarakedi

yürüyen şato... hani bi video var, küçük bi kız miyazaki'ye "howl filmi için teşekkürler" diyo; HEH ondan... howl filmi için teşekkürler dede ya. howl hayatım boyunca en çok etkilendiğim erkek falandı son beş altı yıldır ama uzun süre önce izlediğim için filmdeki öteki kısımları ya unutmuş ya fark edememişim. sophie kendini cesur, güzel ve özgüvenli hissettiğinde gençleşiyor; değersiz hissettiğinde yaşlanıyor. evin en büyük kızı olmak ve yetersiz hissetmek mi... SOOOO CANON EVENT dostum, baya bi yani. neyse tekrar izlemek mükemmel hissettirdi. miyazaki filmlerini seviyorum çünkü filmleri hep hayatın sevilesi yönleri olduğunu söylüyor. erecek'teyiz, yedi yaşımdayım ve sobanın yanındaki o mor minderde favori çizgifilmimi izliyorum. güzel hissettirdi. iyi bir film izledikten sonra içinden taşan bir şeyler üretme arzusuna ne deniyor? ilham değil, muhakkak ilhamdan daha keskin bir his bu. ne bilmiyorum fakat insan, bir başka insanın böyle şeyler yapabildiğini görünce bir takdir duygusuyla karışık fevkalade bir kıskançlık hissediyor. ne bileyim, tamam hayao miyazaki değilim, tamam filmimi yaptıktan 22 yıl sonra dahi izleyenleri harika hissettirip güzel şeylere itelemesin ama bi' şeyler de yapalım ya. bir satır, bir fikir, birkaç dize. öylece gelip geçecek miyim? şan şöhret değil bahsettiğim. ben varım. benim fikirlerim var. mutluluklarım, heyecanlarım, üzüntülerim ve hayal kırıklıklarım var. ve hepsi öylece hiç mi olacak? ahiret inancı olan bir insanım ve bu beni çıldırtmamalı, fakat düşündürüyor. büyük işler başarmış insanlara karşı duyduğumuz kıskançlığın temeli bence bu: ben yok olacağım, o olmayacak. benim yüzyıl sonra adımı anan yüksek ihtimalle olmayacak fakat yüzyıl sonra birileri hâlâ miyazaki izliyor olacak, anlatabiliyor muyum? sophie'yle kendimi benzetmekten nerelere geldi konu ya. veya konu hep buydu. gerçekleştiremediğin potansiyelin, ya da omzundaki kocaman yük. ya da belki de hiçlik! potansiyelin olduğunu kim söyledi, ha-ha! asla miyazaki olamayacaksın.

sokaktakikarakedi

ismet özel'le karşılaşsaydık ona söyleyeceğim ilk şey ne olurdu biliyor musunuz? türkçülük hakkındaki fikirlerinin saçma olduğu değil, hayır. yazgına koşman gerekmez.

sokaktakikarakedi

çünkü insanım ve bunu kolayca unutabiliyorum.
Reply

sokaktakikarakedi

bunu her daim hatırlayayım diye buraya yazıyorum
            geç kalmadım,
            koşmam gerekmiyor.
Reply

sokaktakikarakedi

bunu anlamak benim biraz vaktimi aldı, ki hâlen anlamamış dahi olabilirim. fakat gün ağarırcasına yavaşça görüyorum her şeyi ve tüm içtenliğimle inanarak söylüyorum ki, yazgına koşman gerekmez. yetişmen de gerekmez. otobüs mü bu allasen? yetişmen gerekseydi senin yazgın olmazdı. yazgın geç kalışınla, duraklayışınla, bazen yapamayışınla ve hatta sürüklenişinle senin yazgındır. hepsi yolculuğa dahildir. koştuğun yazgı seninki mi, bir düşün derdim. hah, bunu diyebilirdim işte. beni azarlayıp azarlamaması da umurumda olmazdı -yüksek ihtimal azarlardı. bundan eminim sadece: yazgına koşman gerekmez.
Reply

sokaktakikarakedi

okumadan yazılmıyo, 2 kere 2 dört eder minvalinde bir gerçeği kavrayabilmek için yirmi yıllık hayatımın takribi on dört yılını falan bu işe vermem gerekti ama dünden sonra artık eminim; okumadıkça yazamıyorsun da

sokaktakikarakedi

"bu işe" diyince emeği sömürülen yayınevi çalışanı gibi oldu ama 7 yaşımdayken yazdığım kelebek krallıkları hikâyelerini kast etmiştim
Reply

sokaktakikarakedi

kopyalamak filan da değil bu, sevdiğiniz ve onun gibi olmak istediğiniz bir yazarı okuyunca onun gibi yazmıyorsunuz. çünkü ben başka biriyim oğuz atay başka biri. tutunamayanlar okudum ve modernizmi seviyorum diye atay olacak değilim ya, olamam da zaten. ben yüzlerce sayfa monolog yazabilecek kafası karışık bi mühendis değilim. kaldı ki bu monologların hepsi mükemmel olsun. ve insan her okuyuşunda kendine farklı şeyler çıkarabilsin. öyle bir kitap olsun ki hem tüm herkesten nefret ettirsin hem de papatyaları ve insanları sevmeyi öğütlesin. canım papatyalar. canım insanlar. canım selim.
Reply

sokaktakikarakedi

sokaktakikarakedi

bir de şayet sevdiğiniz bir arkadaşınız bu şarkının ona hasan isimli dedesini hatırlattığından kendisi için çok özel olduğunu söylediyse artık her dinlediğinizde kendi dedenizmiş gibi dinleyip üzülürsünüz
Reply

sokaktakikarakedi

bu şarkı beni çok üzüyor
Reply