solfej-

bükülmüş dudaklarına bükülmüş sözler büyük kaçar
          	on santim daha uzasan başın göğe çarpacak
          	göğsün diyordum 
          	göğsünden söz ediyordum
          	sen ölmeden beş dakika önce düştün
          	mandallarından savrulup uçan beyaz bir gömlek gibi
          	havada uçarken ölüp savrulan beyaz bir kelebek gibi
          	hay aksi dengesini kaybeden bir cambaz gibi
          	virajı alamayıp şarampole yuvarlanan arabalar gibi
          	aklıma ilk gelecek bir şey gibi
          	düştün
          	düşüşün bir rüyaydı
          	düşüşün yarım kalacak bir rüyaydı gecelerden bir gece
          	gecelerden bir gece aşkın üstüne yürüdün
          	delikanlı bir yanın vardır karanlıkta
          	bükülmüş dudaklarına bükülmüş sözler büyük kaçar
          	on santim daha uzasan başın göğe çarpacak
          	göğsün diyordum 
          	göğsünden söz ediyordum
          	hay aksi dengesini kaybeden bir cambaz gibi
          	mor tarlalara doluşuyorum.

solfej-

bükülmüş dudaklarına bükülmüş sözler büyük kaçar
          on santim daha uzasan başın göğe çarpacak
          göğsün diyordum 
          göğsünden söz ediyordum
          sen ölmeden beş dakika önce düştün
          mandallarından savrulup uçan beyaz bir gömlek gibi
          havada uçarken ölüp savrulan beyaz bir kelebek gibi
          hay aksi dengesini kaybeden bir cambaz gibi
          virajı alamayıp şarampole yuvarlanan arabalar gibi
          aklıma ilk gelecek bir şey gibi
          düştün
          düşüşün bir rüyaydı
          düşüşün yarım kalacak bir rüyaydı gecelerden bir gece
          gecelerden bir gece aşkın üstüne yürüdün
          delikanlı bir yanın vardır karanlıkta
          bükülmüş dudaklarına bükülmüş sözler büyük kaçar
          on santim daha uzasan başın göğe çarpacak
          göğsün diyordum 
          göğsünden söz ediyordum
          hay aksi dengesini kaybeden bir cambaz gibi
          mor tarlalara doluşuyorum.

solfej-

artık her şeyi yaşadık ve birlikte düşündük ve düşündük ki her şey cehennem
          bir bakışta
          ve cehennem başarılmamış bir savaştır 
          dünyanın ortasında kullanılmamış bir su
          cehennem insanın kendi ciğeri
          at sırtında taşınan ölü, kundağa girmeyen bebe
          karanlıklarda açan çiçeklerin bir insanın ölümüne dönüşü bir insan ölümü olmaya
          işte o zaman diyorum ki
          gelişin şen olsun senin
          her şey esirgesin seni
          ikimize bir aşk 
          elbette yetmez.

solfej-

ben nüksettim dört civanda
          adım dolandı dört mezhepte
          gözlerden ırak bir ağaç buldum
          dört gün kanıma ekmek doğradım yedim
          şarap diye yongalı sular içtim
          gözümün biri yaradanı aradı 
          bulamayınca göklerde derelere düştü
          bir ırmak aktı şakağım boyunca
          gözler beni arar yamaç kayalıklarda
          belki buradaydı belki şurada
          adıma emirler çıkar
          önce şeyhülislam fetva buyurur
          katlim dört mezhepte vacip görülür
          sonra saray ferman eyler
          ve kaltak vurulur ordugahlarda
          dar vakit yetiştin tatar ağası
          bir elimde kana batmış hamaylim-
          -bir elim derman eyler.

solfej-

yaş aldıkça vakit kalmıyor inan sevdaya
Reply

solfej-

şimdi yiyorsa salih desinler adıma
Reply

solfej-

şehre neden

solfej-

-yalnızca pasak biliyorsun.
Reply

solfej-

göğsünün kafesinde yalnızca-
Reply

solfej-

besbelli ki leşler koruyor şehrin bedenlerini.
Reply

solfej-

artık üşümek çince bir çiçektir oralarda

solfej-

serçelerin ayaklarına bağladığı karanlık kimseyi çağıramaz kendi adıyla
Reply

solfej-

ve hala ay dağınık saçlara benzer oralarda
Reply

solfej-

yolcuların taşıyamadığı bir çiçektir
Reply