solfej-
vefâ
solfej-
seni kırk kez sordular
bilmiyorum dedim
biliyordum
sana kırk yerde yıkanmadım
kirli değilim dedim
kirliydim
kırk uykuyu uyumadım sana
siz uyuyun dedim
uyudular
ben dik gölgem kambur
bu leke başka
işte kırk yıldır fenayım aslında
işte kırk yıldır yerine kendimin kardeşi gibi buralarda
dön dedim
anlamışsın da beni ilk defa
sen dönerken evine dönüyormuşsun aslında
sana çok
her şeye en az iki defa baktım
kesmedim kesilmesi gerekenleri
kırıldılar
kalbimin çeşitli peygamberleriyle
tutup saçlarına eyyub anlattım
dedim senin de saçların cumhuriyetin ilk günleri
boynun gene boynun ve yüzünün üzgün yerleri
çok baktım ama seyretmedim sonra hiçbir şeyi
çünkü anladım kırkı çıkmak ne demek
ne demek ölünce hep yirmi bir gram eksilen insan
•
Reply
solfej-
elim ayağım
taşıma düşman beğendirmekle geçirdiğim o günlerde
ben iyiyim de kalbim delik
ben iyiyim de burası doğu
ben iyiyim de çevrem kötü diye tarif edildiğim her yerde
bu farz dedim
bu farz
bu kesmediğim şeyleri uzatıyorum sanmanızdaki uzun kusur
bu kalbinizin kenarındaki yavaşlık
cümlelerimi yarım
beni duman eden her neyse onun adına
bu nasıl mümkün ki
önce gözlerimden başladım ben konuşmaya
akşamını gördüm dünyanın
merak, kuşku ve bekleme yerlerini
hayatın beni tahtaya çıkardığı bir sabah
kırıldı dünya soğuktur diye yazdığım o kalem
o ayna
gördüm
nereye gitsem ben dik gölgem kamburdu bu dünyada
•
Reply