köşeden dönerek son kez bakıp bakmamak arasında gidip geliyorsun. bu, bir oyunun kilit hamlesi timsali zorlu ve kararsızlık dolu. en loş sokak lambasının altında durmuş gözlerime veda edip etmeme konusunda ölçüyorsun kahvelerinin cesaretini. doluyor gözlerin hissediyorsun, taşacaklar eğer bakarsan seziyorsun, kirpiklerin ıslanırsa hiç kurumaz hep ıslak kalır biliyorsun. süslüyor bir avuç kar sarı tellerini, eriyorlar daha sonra ıslanıyor tellerin, parlıyorlar tek tek sokak lambasının loş ışığında hepsi. ani bir titreme tüm vücudunu ele geçiriyor şimdi, fısıldıyor ay sözlerini bir tek ikimizin anladığı o tanıdık melodiyi. gitme diyemiyorum, düğümleniyor sözcüklerim. içimde bir vaveyla kopuyor adını zikrettiğim. son kez harelerini gözlerime dikiyor, hemen çeviriyorsun başını hiç görmemiş gibi beni. adım seslerin tırmalarken kulaklarımı, gidişini seyredip benimle birlikte ağlıyor kar taneleri.