ellerin debeleniyor boşlukta; benimkileri bulmak için çırpınıyor, haykırıyor bir yandan, gökyüzünün tenini okşuyor ben sanarak. parmak uçların titriyor korkakça -hep korkakça, suskunca, umarsızca- parmak izlerin değişiyor, karışıyor bir başkasının sahip olduğuna; kavuşuyor tenleriniz, birleşiyor hücreleriniz savrulurken rüzgârda. adımların alfabeden özenle seçerek harfleri, yazıyor kaldırımlara adımı; bu defa da iz bırakıyorsun adımla. yine izlerin her yerde, ağlak, ancak bihaber de değil hiç silinmeyeceğinden her ne olursa. farkındayım, tenimde yenisini çizmek için böylesine telaşlı hislerin, uysal görünüyor ancak gülümsüyor vefasızca, ağlamayı unuttuğumu sanarcasına, ağyarca. adımların da karışıyor bir başkasının adımlarına; karışıyor adım sesleri, kaldırımdaki izler, suskun vaveylalar. tekrar dolmamak için gözlerin, adımı akıtıyor bu defa fütursuzca, sessizliğe mahkûmmuşcasına, duygusuzca. ve yine korkakça. akreple yelkovan ayrılıp tekrar kavuşuyor, araları açılıyor, birbirini unutup tekrar hatırlıyor, saniyeler sayılamayacak duruma geliyor ancak sen aynı kalıyor, yine korkakça seviyor, cesurca seviliyor, gözlerini kapatarak sevişiyorsun boş kaldırımlarda.