soreove

“hiçbir zaman bu dünyadaki eğlencelere ve kutlamalara içtenlikle katılamayacağını, yaşamın içinde yalnız ve yabancı bir izleyici olarak kalacağını anlamıştı. ruhu böyle yaratılmıştı onun.”

takeityeasy

nazım nbr ya

soreove

teşekkür ederim ömrümmm
            sen napıyosunn
            @takeityeasy  
Contestar

soreove

bn de seninle süperim sınavları bitirip geldim ✋
            @takeityeasy  
Contestar

soreove

kendimize mahkum kılınmamızla birlikte denge­sizliğimiz arttı. kendine olan saplantıdan kurtulmaktan daha acil bir zaruret yoktur. peki ama bir sakat, bizzat özündeki zaaf olan sakatlığı yokmuş gibi davranabilir mi? devasızlık merte­besine terfi etmişizdir; elemli maddeyiz, uluyan teniz, çığlıkla­rın kemirdiği kemikleriz; bizzat sessizliklerimiz ise boğuk hıç­kırıklardan ibaret. tek başımıza, varlıkların artakalanından çok daha fazla acı çekeriz; gerçeği ayaklar altına alan ıstırabımız ise, onun yerine geçer, onun yerini tutar; öyle ki, katiyetle acı çeken kişi katiyetle bilinçli olur; dolayısıyla, acı ile bilinç gibi birbirine bağlı olan dolaysız ile gerçek bakımından tamamen suçludur.

soreove

vaktiyle bir “benliğim” vardı; artık sadece bir nesneyim... yalnızlığın bütün uyuşturucularını tıka basa alıyorum; dünyanın uyuşturucuları bana benliğimi unutturamayacak kadar hafiftiler. içimdeki peygamberi öldürmüş olduğuma göre, nasıl olur da insanlar arasında hâlâ bir yerim olabilir ki?

soreove

— çürümenin kitabı, emil m. cioran
Contestar