soreove

nefretin yalnızlığı... tahribe dönük, küreleri ayaklar altına alan, göğün mavisi ve takımyıldızlar üzerine salya akıtan bir tanrının..., sayıklayan, edepsiz ve kirli bir tanrının ihsası -uzaya, cennet ve ayakyolu fırlatan bir evren yaratma faaliyeti;

soreove

canavarlar ve haşerat dışında kimse için ufuk yoktur. her şey gudubetliğe ve kangrene doğru yol alır: canlılar apaçık kemirgen hastalığın ışınları altında yaralarını sergilerken irinlenen şu yerküre...
Ответить

soreove

delirium tremens kozmogonisi; unsurları hınçla taçlanan ihtilaçlı kutsama... yaratıklar bir çirkinlik ilkörneğine doğru atılırlar ve bir biçimsizlik idealinin ardından koşarlar... yüz buruşturma âlemi; köstebeğin, sırtlanın ve bitin sevinci...
Ответить

soreove

nefretin yalnızlığı... tahribe dönük, küreleri ayaklar altına alan, göğün mavisi ve takımyıldızlar üzerine salya akıtan bir tanrının..., sayıklayan, edepsiz ve kirli bir tanrının ihsası -uzaya, cennet ve ayakyolu fırlatan bir evren yaratma faaliyeti;

soreove

canavarlar ve haşerat dışında kimse için ufuk yoktur. her şey gudubetliğe ve kangrene doğru yol alır: canlılar apaçık kemirgen hastalığın ışınları altında yaralarını sergilerken irinlenen şu yerküre...
Ответить

soreove

delirium tremens kozmogonisi; unsurları hınçla taçlanan ihtilaçlı kutsama... yaratıklar bir çirkinlik ilkörneğine doğru atılırlar ve bir biçimsizlik idealinin ardından koşarlar... yüz buruşturma âlemi; köstebeğin, sırtlanın ve bitin sevinci...
Ответить

soreove

kendimize mahkum kılınmamızla birlikte denge­sizliğimiz arttı. kendine olan saplantıdan kurtulmaktan daha acil bir zaruret yoktur. peki ama bir sakat, bizzat özündeki zaaf olan sakatlığı yokmuş gibi davranabilir mi? devasızlık merte­besine terfi etmişizdir; elemli maddeyiz, uluyan teniz, çığlıkla­rın kemirdiği kemikleriz; bizzat sessizliklerimiz ise boğuk hıç­kırıklardan ibaret. tek başımıza, varlıkların artakalanından çok daha fazla acı çekeriz; gerçeği ayaklar altına alan ıstırabımız ise, onun yerine geçer, onun yerini tutar; öyle ki, katiyetle acı çeken kişi katiyetle bilinçli olur; dolayısıyla, acı ile bilinç gibi birbirine bağlı olan dolaysız ile gerçek bakımından tamamen suçludur.

soreove

vaktiyle bir “benliğim” vardı; artık sadece bir nesneyim... yalnızlığın bütün uyuşturucularını tıka basa alıyorum; dünyanın uyuşturucuları bana benliğimi unutturamayacak kadar hafiftiler. içimdeki peygamberi öldürmüş olduğuma göre, nasıl olur da insanlar arasında hâlâ bir yerim olabilir ki?

soreove

— çürümenin kitabı, emil m. cioran
Ответить