bazen kendimi taniyamiyorum. ya da zihnimdeki ulasilmasi gerekilen karaktere ulasamayip hâlâ cocukca tepkilerimi kabullenmek yerine kaybolmusluk hissinde bogulmak daha dogru geliyor. sinav, iliskiler, surec derken su an ruhumu neyin iyilestirebilecegine dair hicbir fikrim yok. son bir haftada ailemle zaman gecirdim, sehir degistirdim, arkadaslarimla ani biriktirdim ama bir seyler olmuyor. anlik olarak beni neselendiren aktiviteler sure az da olsa uzadigi an beni bogmaya basliyor. elimde gezinmesinden hoslandigim bir orumcegin bir anda boynumu tirmanip bogazima ve cigerlerime ag kurmasi gibi hissettiriyor. ne hislerimi anlatabilecek kelimeleri ne de nefesi bulabiliyorum. sanirim bugun sabaha kadar fiction okuyacagim. bedenim oldukca hâlsiz ve onumuzdeki gunlerde de pek dinlenmeye vakti yok ancak su an bana iyi gelecek tek sey buymus gibi geliyor. belki kafasi kirik, hicbir sey bilmemesine ragmen pek cok sey de bilen o ergenin cozumleri her zaman en dogrusuydu. olgunlukla gelen yeni sorunlara yine olgun cozumler bulmak anlamsiz bir arayisti sanirim. her neyse, belki de uyurum bilmiyorum. uyku bastirmaya da basladi, tuzlu suyun yaktigi gozlerim kapanmak icin can atiyor adeta.