@suicidalones Bu yüzden gereksiz boğucu, üzücü, dramatik ya da abartı bir kurgu olduğunu düşünenler muhakkak vardır, buna da hiçbir sözüm yok çünkü gerçekten öyle. CS size benim kendimle olan savaşımı anlattı aslında seksen bölüm boyunca. Hayatım boyunca hep, ‘acaba sevilsem ya da sevsem bu düşüncelerimden, hislerimden kurtulabilir miyim?’ diye sordum kendime. Bunun cevabını arıyordum. Zamanla da öğrendim kurtulunamadığını. Bir ara, sanırım 2025’teki özel bölüme “artık majör depresyon teşhisim yok, bpd’nin daha doğru bir teşhis olabileceğini düşünüyor doktorum.” gibi bir not düşmüştüm. En basit örneği verecek olursam eğer benim için tüm bunlar yeniden değişti, ve bu sefer masada başka ihtimaller, teşhisler var. Psikiyatriye yeniden başlıyorum, ilaçlar deseniz yine aynı. Sağlıklı bir zihne sahip olmanın ne olduğunu hiç öğrenemedim desem daha doğru olur. Ve tam da bu sebepten ötürü 19-21 yaş aralığındayken, üniversitede herkes, tüm arkadaşlarım, hatta bazı hocalarım bile benim kendi hayatıma son verebileceğim korkusuyla yaşıyorken, doktorum bana yatış vermek istiyorken içimi dökmek için bir şeyler yapmam lazımdı ve CS bana araç oldu.