Sümeyye Koç’un kalemi gerçekten bana uymuyor. Karakterler bir dram içinde ve biz o dramı sürekli okuyoruz. Mesela ben emanet aşk1’ 150’ye kadar falan okumuşumdur. Kız sürekli babasının yokluğunun ve Savaş ’ın ona kötü davranmasının acısını yaşıyor ve bu sürekli tekrar ediyor. Biz bu kızın zaten bu acıyı çektiğini biliyoruz bize bunu tekrar tekrar vermeye gerek yok. Sonra bir Hükümran okuyayım dedim. Orda da aynı şey var, kız karakter annesinin acısını yaşıyor ve yine bunu sürekli okuyoruz. Yani bence bu olmamalı. Anladım hislere hitap eden bir kalemi var ama sürekli sürekli de olmaz, bir süre sonra bayıyor. 2. bölümdeyim ve şimdiden Berzah’ın acılarından bayıldım. Devam etmicem muhtemelen, çünkü yorumları okuduğumda da böyle devam ettiği gördüm. Bu bir linç değildir bu arada eleştiridir. Çünkü yazarın kendisi seviyorum, bir kere imzasına da gitmiştim. Kitabım olmamasına rağmen çok nazikti ve benimle bayağı sohbet etmişti.