sweet_poison00

Her şey o kadar korkunç ki. 
          	Bizi yönetiyorlar. Sadece 1 2 kişi yönetse belki bu kadar korkunç ve ürpertici gelmez ama tüm dünyanın kontrolü altındayız. Sanal dünya evet faydalı. Her şey çabuk yayılıyor ama video yayınlayan akım çıkaran insanlar yüzüne kullanım amaçları değişiyor. 
          	(Tabii kendi hayatını, hobilerini, insanlara faydalı olacak içerikleri görmeyi isteriz. Ancak boş boş ekrana cilve yapıp üstüne de hook yazıp yayınlayan ve bunları akım diye çeken insanları asla anlamayacağım.)
          	
          	Yeni olaylar, yeni gündeme düşen şeyler, adaletin bile korunamadığı çaresizlik içinde büyüyen çocuklardan ibaretiz. 
          	Dünyada binlerce çocuk kaçırılıp istedikleri gibi kullandıktan sonra öldürüp fast food satan yerlere vermeleri...
          	Ülkemizde yoldan geçen her hangi birinin kolaylıkla öldürülüp, asla caydırıcı olmayan kararlar alınması..
          	Bir yandan tamamen zehirlenmiş, pasif beyinli kişilerin yetişmesi... 
          	Bir yandan gelecekte ne olacak korkusu..
          	Şu yüzyıl daha 26 yıl olmasına rağmen gerçekten insanlığın en ilkel olduğu yıllardır. Rezalet. 
          	Oturup düşününce diyorsunuz ki nasıl ya? Hatta şuan ölen kişilerin arasında ben neden yokum diye soruyorsunuz. O kadar acınası haldeyiz ki. Bizi yönetenler, parayı yönetenler, şöhrete sahip olan kişiler bizi bize kırdırıp bizi bizden ayırıp nasıl öldürürüz planı yapıyorlar resmen. 
          	Şu saatten sonra gelecek olan bence belli 3. Dünya savaşı. Abimle hep konuşuruz. İkimizde tarihi severiz, okuruz, izleriz, dinleriz. 2027de dünya savaşı çıkacak ve Türkiye katılmasa bile zorla katılmaya mecbur bırakılacak. Eminim. Ama 2026nın sonunda patlak verip 2027yi tamamen savaşta geçirecek gibiyiz. 
          	O yüzden ne bir şeye emek harcayasım, ne okuyasım, ne de çalışasım var. Devletime milletime bu atalarımın kanıyla ayağa kalkan vatanıma borcumu bu savaşta ödemeyi Allah nasip etsin. İnşallah bu borcumu ödeyeceğim zamana kadar yaşayabilirim. 

sweet_poison00

Her şey o kadar korkunç ki. 
          Bizi yönetiyorlar. Sadece 1 2 kişi yönetse belki bu kadar korkunç ve ürpertici gelmez ama tüm dünyanın kontrolü altındayız. Sanal dünya evet faydalı. Her şey çabuk yayılıyor ama video yayınlayan akım çıkaran insanlar yüzüne kullanım amaçları değişiyor. 
          (Tabii kendi hayatını, hobilerini, insanlara faydalı olacak içerikleri görmeyi isteriz. Ancak boş boş ekrana cilve yapıp üstüne de hook yazıp yayınlayan ve bunları akım diye çeken insanları asla anlamayacağım.)
          
          Yeni olaylar, yeni gündeme düşen şeyler, adaletin bile korunamadığı çaresizlik içinde büyüyen çocuklardan ibaretiz. 
          Dünyada binlerce çocuk kaçırılıp istedikleri gibi kullandıktan sonra öldürüp fast food satan yerlere vermeleri...
          Ülkemizde yoldan geçen her hangi birinin kolaylıkla öldürülüp, asla caydırıcı olmayan kararlar alınması..
          Bir yandan tamamen zehirlenmiş, pasif beyinli kişilerin yetişmesi... 
          Bir yandan gelecekte ne olacak korkusu..
          Şu yüzyıl daha 26 yıl olmasına rağmen gerçekten insanlığın en ilkel olduğu yıllardır. Rezalet. 
          Oturup düşününce diyorsunuz ki nasıl ya? Hatta şuan ölen kişilerin arasında ben neden yokum diye soruyorsunuz. O kadar acınası haldeyiz ki. Bizi yönetenler, parayı yönetenler, şöhrete sahip olan kişiler bizi bize kırdırıp bizi bizden ayırıp nasıl öldürürüz planı yapıyorlar resmen. 
          Şu saatten sonra gelecek olan bence belli 3. Dünya savaşı. Abimle hep konuşuruz. İkimizde tarihi severiz, okuruz, izleriz, dinleriz. 2027de dünya savaşı çıkacak ve Türkiye katılmasa bile zorla katılmaya mecbur bırakılacak. Eminim. Ama 2026nın sonunda patlak verip 2027yi tamamen savaşta geçirecek gibiyiz. 
          O yüzden ne bir şeye emek harcayasım, ne okuyasım, ne de çalışasım var. Devletime milletime bu atalarımın kanıyla ayağa kalkan vatanıma borcumu bu savaşta ödemeyi Allah nasip etsin. İnşallah bu borcumu ödeyeceğim zamana kadar yaşayabilirim. 

sweet_poison00

Soğudum zannetmişim... 
          
          Sanki o hep aynı yerinde duruyor ama ben yakınlaşıp uzaklaşıyorum sürekli. Geçen yazdı.. Ve yazması beni etkilemedi. Yazacağını hissediyordum. Ben onun mesajına karşılık verirken patron gözüyle bakmadım arkadaşımmış gibi düşündüm. O yüzden daha samimiydik. Sanki kartları ben dağıtıyordum. Tabii o yine işten de bahsetti ama arkadaşı olfuüum içinde bence daha çok rahatladı o da. Mutluyum. Ondan soğumamı sağlayan kişi benmişim o değilmiş. Ben ufacık bir adım atsam her şey normal gözüküyor. Ama bu belirsizliklerin tümü beni tüketiyor. Patron, arkadaş, flört, eş adayı ahahah. 
          Belki bir gün annesi görüntülü aradığı zaman yanımdan kalkmaz diye umut etmek bazen gerçekten zorlayıcı. Diyorum nasıl bu hale geldim? Çocukta zaten taktik yok. Ne ise o. Bende öyleyim. Hislerime göre şekilleniyorum sadece. Karamsarsam karamsar mutluysam mutlu değişken benim. Ama belirsizliği yaratan o. Hem flört edip hem de çalışanı yapması.. 
          Eğer ki bana yalan söylediğini bilmeseydim her şey çok farklı olurdu büyük ihtimalle. Ama yalan söylemeyi tercih eden o. Sonuçları bizi etkiledi. Ve o onun yüzünden olduğunu düşünmüyordur belki de ahahah. Yalan söylediğini bilmediğimi düşünüyor büyük ihtimalle. İçim içimi yiyor konuşmadığımızda. Bir iki kelam edebiliriz gibi geliyor. Eğer yalanından dolayı yazmayı azaltmasam kendimi geri çekmesem şuan bu halde olmazdık bence.. her gün yazıyordum ona. O da bana yazardı daha çok güvenirdi. Şuan iş konusunda güvendiği insanlardan biriyim. Umarım bir gün içindekileri anlatmak içinde güvenli limanı olabilirim.. 

sweet_poison00

Onun beni kullandığını düşünsem bile bir şekilde bunun önüne geçiyorlar.
Reply

sweet_poison00

Tüm hissettiklerim o kadar gerçekçi ve inandırıcı ki.
Reply

sweet_poison00

Belki de sadece beni kandırıyor. 
Reply

sweet_poison00

Platonik değildim. Karşılıklı konuşup sohbet ediyorduk. Sohbet arasında iltifat alınca flört ediyor benimle diye düşündüm. Üstünden zaman geçsede hoşlantım azalmadı. Bu arada güvenimi zedelese bile kalbime söz geçiremedim. En sonunda başardık. Soğudum ondan. Yıllardır yanyana olduğum birinden ayrılmış gibi hissediyorum ama ailemle olan bir durum gibi hissettirmedi. Ailemden de soğudum uzaklaştım. Aynı şey değildi. Ailemden de sevgi bekledim ondan da. Ama ailemin bana bir defa değil birçok kez tam tersi olduğunu göstermeleri gerekti. Onun için çabaladım, iyiliğini istedim. Başta arkadaşımdı zamanla hoşlandım. Amacım ne onun duygularıyla oynamak oldu ne de parası. Sadece daha iyi olsun diye çabaladım. İşiyle alakalı yardımcı oldum. Elinde yara oldu ne iyi gelir diye araştırdım sordum çevreme. Nargile içiyormuş. Ne kadar zarar veriyor diye araştırdım. Ona zararından bahsettim bana az kullandığını endişelenmemem gerektiğini söyledi tamam dedim. Çünkü endişelensem de ikimizde olgun bireylerdik. Buluştuk, sarıldık bir sürü şey yaptık. Samimiydik. Sonuncuda eski samimiyet gitmişti. Sonrasında zaten mesajlaşmıyorduk. Onu en başından beri yoğun biri olduğunu kabullendim. Ben yazdığımda hiç mola vermediğimi sanıyorsun gibi şeyler de söylemişti. Bana karmakarışık davranan biri. Rol belirsizliği içinde ne yapacağımı bilmiyorum. Bu döngü beni tüketti. Sevmemesini anlarım ama beni kullanması zoruma gitti. Belki onun yüzünden hayata inancım kalmayacaktı ama bunu bile umursamadan kullandı. Artık dışarıdan gelen sevgi bana inandırıcı gelmemeye başladı. İnsanların sandığımız kişi değilde kendileri gibi olduğunu görmek gerektiğini öğrendim. O böyle biri değil diye savunmaya geçtiğimiz her kişi bizi tüketen kişilerin başıymış. Umarım bir an önce ölüp dünyada, bu ait olmadığım yerde daha fazla durmam.

sweet_poison00

İçimdeki boşluk karadelik gibi büyüyor devamlı. Bir insan hiç mi bir şey hissetmez ailesine karşı bile. Onları duymuyorum görmüyorum. Yanlarında olmam gerçek hissettirmiyor. Buraya bu ana ait hissedemiyorum. Çoktan göçüp gitmiş ruhum. Sevemiyorum her hangi birini. Aşk konusunda, arkadaşlık konusunda da.