bazı geceler -nedense uykumun da hiç tutmadığı ve sanki uyumayacakmışım gibi hissettiğim çoğu gece- buraya geliyorum. ama ilk defa bunu o an oluşturduğum aptal bir taslağa yazmak yerine buraya yazıyorum, neden bilmiyorum. eskiden nasıl da tutkuyla bağlı olduğum, yazmak için can attığım, yazdığımda canlı olduğumu hissettiğim, bana bambaşka hisler yaşatan bunca şeyden nasıl da uzaklaşmışım böyle. gerçek dünyayla o kadar haşır neşirim ki şu sıralar sanki onlara geri dönsem bir daha gerçek dünyaya dönemem gibi bir his. ya da bu korkumu atlatıp siktir edip dönsem de eskisi gibi hissettirmeyeceğini, endişeyle zehirlenen beynime yalnızca ve yalnızca daha fazla endişe yaşatacağını çok iyi biliyormuşum gibi bu gibi uykusuz ve yoğun şeyler hissettiğim geceler harici buranın varlığını kendi kafamda silmiştim. ama ah bu uykusuz geceler yok mu bu uykusuz geceler. düşüncelerimin yoğunluğu soluğu bir şekilde hep burada almama neden oluyorlar. her zaman böyle yoğun düşünmüyorum bile. çünkü bunu da biliyorum ki böyle düşünsem, işin içinden çıkamam. gerçeklikten koparım. acı gerçekliğe alışmam ve başa çıkmasını öğrenmem gereken zamanlardayım, yaşım 22. 23’e girmeme 3 ay var. o gerçekliğe bir kere girdikten sonra kopup yeniden girmek göze alamayacağım bir risk.