taedelisiii

yuksek ihtimalle yarin yb atarim gibi

taedelisiii

"sonunu bildiğin bir kitabı tekrar okursun ya Nepnthe, daha önce izlediğin o filmi ikinci kez izlersin hani. sonunda ölüm olduğunu bilmene rağmen tekrar ve tekrar deneyimlemek istersin ya o hikayeleri. tam olarak o noktadayım Nepente. geçen yıl bu günlerde her şey şu anki gibiydi ve sonu hiç güzel değildi. fakat o günlerden farkı, bu kez sonunu biliyorum. ve Nepenthe, ben ikinci kez öleceğimi bilmeme rağmen bu yazı yaşamak istemiyorum. bir önceki yazın tefekkür etmesinden değil korkum, bir sonraki yaz da aynı şeyleri yaşamaktan. bir ikinci ölümü kaldırabilirim belki ama üçüncü bir ölümü taşıyamaz bu ruhum. özür dilerim Nepenthe, yıllar geçip boyum uzasa bile ruhumu büyütemedim ben. ve işte bir yaz daha geldi. ruhumun büyüyemeyeceği, hep çocuk kalıp çocuk olamayacağı ve bir defa daha asılacağı o yaz geldi. hoş mu geldi bilmiyorum ama kapıya dayandı bir kere."

taedelisiii

"yanlış anlaşılmak... bana bu kelimeyi başka kelimelerle açıklayabilir misin Nepenthe?  'yanlış anlaşılmış' durumuna düşen birisi kendini hiç bir sözle açıklayamazken, sen bana bu durumu başka kelimelerle açıklayabilir misin..?"

taedelisiii

"neden biliyor musun Nepenthe? çünkü eğer o çukurun dibine düşersen kendi hatan yüzünden değil başkaları yüzünden düşersin. bunu bir düşün. öyle hemen karar verme. ne karar verirsen ver, sen o çukurun dibine bunu düşünerek düştün bile. bir baksana etrafına. kimlerin kazdığı kuyulardasın. evet, tüm kuyuları kendin kazdın. ve yine evet, çünkü yanıldın. etrafına bakarken kimin kazdığı kuyuda olduğuna değil, kimin kazdırdığı kuyuda olduğuna bak. kimse başkaları için mezar açanları garipsemez. ama kendine mezar açan birisi varsa, o kişinin eline kürek tutuşturana bakmalısın. azraili mi yoksa katili mi bilemezsin. ama o küreği eline veren var ya Nepenthe, işte ona iyi bak. çünkü o, senin kabullenmiş sonun."
Reply

taedelisiii

"yanlış anlaşılmak bir söz ya da durum değil. bir çukur. bir kere düşersen senin o çukura düştüğünü görenler bir daha seninle hiç yürümezler. çünkü bir sonraki sefer düşeceğine eminlerdir ve hiç kimse seninle birlikte düşmeyi göze alamaz. burada konu sen de değilsin. tek sorun düşmek. ister çukura düş, ister gözden düş. her iki durumda da hiç kimse seninle yürümez bir daha. yalnız başına bir yol yürümekse kolay değil Nepenthe. yalnızlık abartıldığı kadar güzel de değil, özel de değil. yalnızlık o çukurun dibi Nepenthe. dikkat et kendine. attığın her adıma dikkat et çünkü emin ol, düşmek istemezsin o çukurun dibine."
Reply

taedelisiii

"onlar yanlış anladılar ve bu yüzden ağızlarına gelen her türlü kirli kelimeyi çamur gibi fırlattılar üstüme. ve ben, yanlış anlaşıldığım için kendimi açıklamak zorunda kaldım. açıklasam da anlaşılmadım, belki de anlamak istemediler. ama ne oldu biliyor musun Nepenthe? hiç bir suçum yokken üstüme fırlatılan o çamurların izi kaldı"
Reply

taedelisiii

"boşa geçmiş bir ömür benimkisi Nepenthe. bir hiç uğruna yaşanmış bir hayat, göz göre göre feda edilmiş bir ruh benimkisi. Nepenthe, ben güvenini kaybetmiş bir ölüyüm. ölü olmak nasıl bir şey deme bilmiyorum. ama hiç tatmadığım bir şey varsa o da yaşamaktır. eğer ben yaşamıyorsam Nepenthe, ölüyümdür o zaman. yaşayışın tanımını yapamam, ölümün nasıl olduğunu açıklayamam belki ama... ölmek yaşamamak değil Nepenthe, ölmek yaşayamamak. işte bunu bilsen yeter. çünkü benim tek bildiğim, her şeye rağmen hiç bir şekilde yaşayamadığım."

taedelisiii

"evet, evet Nepenthe. gerçekten kaçabileceğimi ve unutabileceğimi sanmıştım. ama kusursuz insan olmuyormuş. en küçük kusurun da senin boynuna urganı bağlamaya yetiyormuş. gerçek hayatta anayasalar yok Nepenthe. senin hükmünü veren şey hataların ve ben, hata yapmak için doğmuşum. ahh Nepenthe, kaç kez diri diri öldüm bir bilsen. keşke sen bilsen, çünkü artık ben bile bilmiyorum bu kaçıncı ölüşüm"