taervis

ayda yılda birinden hoşlanalım dedik ona da rezil olduk anasını satayım

taervis

neyse atakan, when you know, you know ya
Reply

taervis

seni gördüğüm o gece hatırlıyorum, demiştin ki
          kalbim, kalbinle birlikte okudu aşk masalını
          gözlerim o siyah gözlerde gördü
          aşkın çılgın ve susuz bakışlarını
          
          veda ederken verilen o öpücüğün hatırasıdır
          dudaklarımdaki hasret ateşini alevlendiren
          o soluk ve suskun gülümsemenin hatırasıdır
          bütün bedenimi tepeden tırnağa yakan
          
          sen gittin, kalbimde
          kedere ve umutsuzluğa bulanmış bir aşk kaldı
          gözyaşı perdesinde kayıp bir bakış
          soğuk bir gülümsemede buz tutmuş bir hasret kaldı
          

taervis

sevgili Bilge, bana bir mektup yazmış olsaydın, ben de sana cevap vermiş olsaydım. ya da son buluşmamızda büyük bir fırtına kopmuş olsaydı aramızda ve birçok söz yarım kalsaydı, birçok mesele çözüme bağlanamadan büyük bir öfke ve şiddet içinde ayrılmış olsaydık da yazmak, anlatmak, birbirini seven iki insan olarak konuşmak kaçınılmaz olsaydı. sana, durup dururken yazmak zorunda kalmasaydım. bütün meselelerden kaçtığım gibi uzaklaşmasaydım senden de.

taervis

şimdi her satırı, “bu satırı da neden yazdım?” diyerek öfkeyle bir öncekine ekliyorum. aziz varlığımı son dakikasına kadar aynı görüşle ayakta tutmak gibi bir görevim olduğunu hissediyorum. çünkü başka türlü bir davranışım, benimle küçük de olsa bir ilişki kurmuş, benimle az da olsa ilgilenmiş insanlarca yadırganacaktır. oysa, sevgili bilge, aziz varlığımı artık ara sıra kaybettiğim oluyor. fakat yaralı aklım, henüz gidecek bir ülke bulamadığı için bana dönüyor şimdilik. biliyorum ki, bu akıl beni bütünüyle terk edinceye kadar gidip gelen aziz varlık masalına kimse inanmayacaktır.
Reply

taervis

ben iyi değilim bilge, seni son gördüğüm günden beri gözüme uyku girmiyor diyebilseydim. gerçekten de o günden beri gözüme uyku girmeseydi. hiç olmazsa arkamda kalan bütün köprüleri yıktım ve şimdi de geri dönmek istiyorum, ya da dönüyorum cinsinden bir yenilgiye sığınabilseydim. kendime, söyleyecek söz bırakmadım. kuvvetimi büyütmüşüm gözümde. aslında bakılırsa, bu sözleri kullanmayı ya da böyle bir mektup yazmayı bile, ne sen ne aşk ne de hiçbir şey olmadığı günlerde kendime yasaklamıştım. sen, aşk ve her şeyin olduğu günlerde böyle kararlar alınamazdı. yaşamış birinin ölü yargılarıydı bu
            kararlar.
Reply

taervis

insanları, eski karıma yapmış olduğum gibi, büyük bir boşluk içinde
            bırakmasaydım. kendimden de kaçıyorum gibi beylik bir ifadenin içine
            düşmeseydim. bu mektubu çok karışık hisler içinde yazıyorum gibi basmakalıp sözlere başvurmak zorunda kalmasaydım. ne olurdu, bazı sözleri hiç söylememiş olsaydım; ya da bazı sözleri hiç söylememek için kesin kararlar almamış olsaydım. sana diyebilseydim ki, durum çok ciddi bilge, aklını başına topla.
Reply

taervis

sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
          insan bir akşam üstü ansızın yorulur
          tutsak ustura ağzında yaşamaktan
          kimi zaman ellerini kırar tutkusu
          birkaç hayat çıkarır yaşamasından
          hangi kapıyı çalsa kimi zaman
          arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu
          
          

taervis

fatihte yoksul bir gramafon çalıyor
            eski zamanlardan bir cuma çalıyor
            durup köşe başında deliksiz dinlesem
            sana kullanılmamış bir gök getirsem
            haftalar ellerimde ufalanıyor
            ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
            ben sana mecburum sen yoksun
Reply

taervis

budapeşte köprüsünün üzerinde
          bir çingene falıma baktı
          dedi üç günde öleceksin
          ben üç bin yıldır seni arıyorum
          kapılara sığmıyor umutsuzluğum
          lağım kokuları gibi, çirkef gibi kederliyim
          içimden dünyayı ipe çekmek geliyor
          cümle yıldızlar şahidim olsun
          yapmazsam adam değilim