Hep
bir akşamüstü gelirsin aklıma
hafif hafif,
bir yağmur çiseliyor
gül yaprağında çiğ,
çam ağacında fırtına
avuçlarımda ıslak elin
saçlarında yağmur,
damla damla
Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında
Öyle yoruldum ki yoruldum dünyayı tanımaktan
Saçlarım çok yoruldu gençlik uykularımda
Acılar çekebilecek yaşa geldiğim zaman
Acıyla uğraşacak yerlerimi yok ettim
Ve şimdi birçok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın başından başlayabilirim
sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
Birkaç hayat çıkarır yaşamasından
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu
Su başında durmuşuz,
Çınar, ben, kedi, bir de güneş.
Suda suretimiz çıkıyor,
Çınarın, benim, kedinin, bir de güneşin.
Suyun şavkı vuruyor bize,
Çınara, bana, kediye, bir de güneşe.
Su başında durmuşuz,
Çınarla ben, bir de kedi
Suda suretimiz çıkıyor,
Çınarla benim, bir de kedinin
Suyun şavkı vuruyor bize,
Çınarla bana, bir de kediye