tambur0

Kar küresinin mucidi olarak kabul edilen isimse Avusturalyalı bir adam olan Erviz Perzy. Biraz ‘kazara’ yapılan icatlardan biri bu. 1900 yılında Perzy’den Thomas Edison’un o sıralar yeni icat edilmiş ampülünü geliştirmesi istenince Avusturyalı mucit içi su dolu bir küreyi ampülün önüne koyup içine de sim tozu koymuş. Böylece daha çok ışık vermesini planlıyormuş. Ama simler çabucak dibe çöktüğü için irmik tozu kullanmış.
          	Bu da işe yaramamış ama uçuşan irmik parçacıkları ona kar yağışını anımsatmış. Bu parlak fikrin üzerine Perzy, ilk kar küresinin ya da kendi koyduğu adıyla ‘Schneekugel’in patentini almış. yıl 1905’e geldiğinde onlarca kar küresi satmaya başlamış. O kadar ki İmparator 1’inci Franz Joseph bile ondan yapmasını istemiş.

tambur0

Kar küresinin mucidi olarak kabul edilen isimse Avusturalyalı bir adam olan Erviz Perzy. Biraz ‘kazara’ yapılan icatlardan biri bu. 1900 yılında Perzy’den Thomas Edison’un o sıralar yeni icat edilmiş ampülünü geliştirmesi istenince Avusturyalı mucit içi su dolu bir küreyi ampülün önüne koyup içine de sim tozu koymuş. Böylece daha çok ışık vermesini planlıyormuş. Ama simler çabucak dibe çöktüğü için irmik tozu kullanmış.
          Bu da işe yaramamış ama uçuşan irmik parçacıkları ona kar yağışını anımsatmış. Bu parlak fikrin üzerine Perzy, ilk kar küresinin ya da kendi koyduğu adıyla ‘Schneekugel’in patentini almış. yıl 1905’e geldiğinde onlarca kar küresi satmaya başlamış. O kadar ki İmparator 1’inci Franz Joseph bile ondan yapmasını istemiş.

tambur0

bir anlik ofkenin icindeyken
          gebersin dedi aylardir donmeyen
          sesini duyurmayan sevgilisi icin
          kayan yildizin ardindan bakarak
          bilemezdi bilemedi
          her denizci oldugunde kayan yildizin
          bu defa sevgilisi icin geceye aktigini

tambur0

Bir teleskopla her 10-15 dakikada bir düşen bir yıldızı görebilirsiniz. Belki de insanları kayan yıldızların sihirli özelliklere sahip olduğuna ve sadece bir dileğin kabul edilmesine yol açabileceğine inanmaya iten bu nadirliktir.
          İnsanlar, kayan bir yıldız gördüğünde dilek dilemenin gerçekleşeceği efsanesine inanıyor. Bazı tarihçiler efsanenin antik Yunanistan’da Batlamyus adlı bir astronomla başladığına inanıyor. İkinci yüzyılda bir ara, Batlamyus cennet evlerinden Dünya’ya baktıklarını düşündüğü tanrılar hakkında yazdı. Göklerle Dünya arasında yıldızların kaymasına ve düşen ya da kayan yıldızlar olarak görünmesine izin verecek bir tür portal açtıklarını düşünüyordu. İnsanlık çağlar boyunca Batlamyus ile aynı fikirde olmadı. Bazı kültürler, yıldızların göklerle Dünya arasında seyahat eden insan ruhları olduğuna inanır. Diğerleri, âlemler arasında gidip gelen melekler veya şeytanlar olabileceğine inanıyor.
          Görüyoruz ki tüm bu olanlar yıldız kayması değil, meteor düşmesi olarak adlandırılıyor. Yıldız kayarken dilek tutmak tamamen batıl inançtan ibaret. Yine de hayallerimizi dile getirmek bizi mutlu ediyor ve heyecanlandırıyorsa neden dilek tutmaya devam etmeyelim?

tambur0

Aşkı istedikleri kadar pembe rengiyle özdeşleştirip, dondurma tadında sevimli bir şey gibi göstersinler... Gerçeği hepimiz biliyoruz; Aşk Amy Winehouse'un şarkılarındaki gibi acıdır.

tambur0

Back to Black, hepimizin kalbine hançer gibi saplanan bir şarkı. Hikayesi ise daha acı:
            Amy, 'black' kelimesini her seferinde 'Blake' şeklinde söylüyordu. Zira bu şarkı, Amy'nin Blake'ten sonra başkalarında aşkı araması, bulamaması ve onun için kapkaranlık bir bağımlılık olan Blake'e geri dönmesini anlatıyordu.
Reply

tambur0

Yay: Dionysos ile ilişkilendirilir. Dionysos şarap, zevk, bitki örtüsü, festival ve delilik Tanrısıdır. Dionysos Zeus ve Semele prensesi Thebes'in oğludur. Genellikle ya kadınsı uzun saçlı genç bir adam ya da sakallı yaşlı bir adam olarak tasvir edilir. Aksesuarları arasında bir bardak, bir sarmaşık taç ve asma dallarıyla sarılı bir değnek olan thyrsos ile temsil edilir. Dionysos gibi Yaylar da hevesli, iyimser, dürüst, bilge, felsefi düşüncelere sahip, bir yapıya sahiptir öte yandan umursamaz, patavatsız, bireysel ve doyumrulamayan bir macera arzusuna sahip olabilirler. Yaylar Zodyak Kuşağının en komik ve eğlenceli burçları olabilirler. Bu nedenle genellikle çok fazla arkadaşları vardır. Bu insanlar risk almayı seven kaşifler de olsalar sadık ve tek eşli olabilirler. Buna rağmen genellikle "bekar" olarak bilinirler.

tambur0

Athena, Yunan mitolojisinde zeka, sanat, strateji, ilham ve barış tanrıçasıdır.[1] Roma mitolojisinde Minerva diye anılır. Babası Tanrıların başı Zeus, annesi ise Zeus'un ilk karısı olan hikmet tanrıçası Metis' tir.

tambur0

Hatta Hera, Aphrodite'den sonra en güzel ikinci tanrıça olduğunu bildiği halde kendisine âşık olan erkekleri hep reddetmiş, kendisini hep Zeus'a sunmuştur.

tambur0

Çok kıskanç ve kinci bir tanrıçadır, işlerini bir düzen içinde yürütür. Zeus'la ilişkisi olduğunu bildiği Maia'yı çileden çıkarmış, Lamia'yı canavara çevirmiş, Semele'yi tuzağa düşürmüş, Alkmene'nin doğum yapmasını geciktirmiş, Leto'yu takip edip süründürmüş, Callisto'yu ayıya çevirmiş, İo'ya at sineği musallat etmiştir. Troyalılar kendisini en güzel tanrıça seçmedikleri için kini büyüktür. Zeus Hera'yı aldattığı için Hera tarafından defalarca cezalandırılır. Zeus'tan daha iktidar sahibidir ve Zeus'un önemli kararlarında çok büyük etkisi vardır. Ayrıca Zeus'tan daha zengindir. Zeus baştanrı, Hera da baştanrıça olarak bilinir.
Reply

tambur0

deniz tanrısı -benim de en gönülden sevdiğim- poseidon ve girit kralı minos'un güzeller güzeli kızı euryale'nin oğlu olan orion oldukça heybetli, dev gibi çok yakışıklı bir adamdır. babası ona deniz üzerinde yürüyebilme yeteneği vermiştir ki bir özel yetenek seçsem bunu seçerdim, çok şanslı biri. gökyüzünde ise bir elinde kırılmaz bir sopa diğer elinde ise aslan postu tutmaktadır. sembolü de resmedilişi de bu şekildedir. ay tanrıçası artemis yine ormanlarında dolaşırken orion'u görür karnında kelebekler uçuşur ve ona ilk görüşte aşık olur. ancak artemis sonsuz bakiredir, kimseyle birlikte olamaz, evlenemez ve kimseye aşık olmaması gereklidir. yine de gönül ferman dinlemez ve heybetli insanların gözlerini alamadığı orion'a aşık olur. 

tambur0

onunla vakit geçirmeye başlar, her gün birliktelerdir artık bir dakika olsun yanından ayrılmak istemez. ancak bu durumdan hoşlanmayan biri de vardır: artemis'in ikiz kardeşi güneş tanrısı apollon. apollon hem kardeşini başkasıyla paylaşamaz hem de orion'u kardeşine yakıştırmaz. onları ayırmanın yollarını düşünürken bir gün orion'u deniz kıyısında yakalar. poseidon'un oğlu olduğundandır ki çok iyi yüzücü olan orion'a denizde ne kadar açılabileceğini sorar. orion hiç tenezzül etmez ama yine de 'bak da gör' der ve açılır da açılır. çok uzaklarda, başı minicik bir noktaya dönene dek... apollon hemen artemis'i alır, bu kıyıya getirir. bu defa artemis'i gücünü sınamakla kışkırtacaktır. çok iyi okçu olduğunu söylediğini ve bunu kanıtlamasını istediğini söyler artemis'e. denizdeki küçücük bir noktayı gösterir. çok acı gerçekten de hassas olanlar devamını okumasın. bu noktayı vurabilecek tek varlık artemis'tir. o noktayı vurabilirse gerçekten iyi bir okçu olduğuna inanacağını söyler. artemis hazırlanır. okunu çeker, yayına kolayca yerleştirir ve saniyeler içinde yayından bırakır. tabi ki hedefi asla şaşırmaz, tam isabet vurur. artemis çok geçmeden kandırıldığını anlar. vurduğu noktanın sevgilisinin başı olduğunu fark eder ve kahrolur. günlerce gecelerce yas tutar. ayın ışığı solar, o yüzdendir ki böyle beyaz ve soğuktur ayın ışığı. rivayet budur... babası zeus kızının bu halini görür. onu yeniden kendine getirmek için bir şeyler yapmak ister. artemis de babasının bu isteği üzerine orion'u göklere çıkarmasını istediğini babasına söyler. tanırılar tanrısı zeus, hemen orion'u yükseltir ve bir takımyıldızı yaparak ölümsüzleştirir. her zaman olduğu gibi kibir manipülasyon kötülük değil de gerçek aşk er ya da geç kazanır.
Reply