Felaketlerin habercisi olan bir his,bazı zamanlar kalbinizde edindiği odayı tekrar ziyaret ederek sizi yaşayacağınız kötü şeylere karşı hazırlama görevini üstlenirdi.Başınıza kötü bir şey geleceği zamanlarda, bir huzursuzluk çöreklendirdi üstünüze.Düşüncelerinizin arasında bulduğu boşluklara da sızar.Sinsi bir yılan misali istila ederdi hem zihninizi hem de kalbinizi.Sonra o gün içinde başınıza kötü bir şey gelirdi ve huzursuzluğunuzun asıl sebebi açıklığa kavuşurdu.İnsanların buna dediği şey iç güdü,ön sezi veya psişik bir takım güçlerdi.Fakat bana göreyse tamamen tecrübeyle alakalı olan bir şeydi.Yaşadığınız şeylerin boyutuna göre bir noktadan sonra hisseleriniz kuvvetlenirdi. Ne olacağını tahmin etmeniz kolaylaşır, başınıza gelecek kötülüğü bilir ve buna göre kendinizi alıştırırdınız.Bir bakıma yaşadıklarımız,ne kadar acı olursa olsun bize bir dayanma noktası armağan etmiş olurdu.