ben dinlediğim şarkıyı, okuduğum şiiri, ezberlediğim sözcükleri, gezdiğim sokakları, kokladığım kokuları, doğum günlerini, adımı dâhi unuturum belki. ama kırılan kalbimi, sızlayan acılarımı unutamam. çok çabaladım ama olmadı. kin gütmedim fakat kendi benliğimi kırık tırnaklarımla kazıdım hep. böyle olsun istemezdim. ben buyum ne yazık ki. değiştiremedim kendimi. temiz bir mendilim yoktu, silemedim yaralarımı. silemedim elimin tersiyle, çene çukurumda biriken gözyaşlarımı. ellerim de kanlıydı. düştüğümde kaldıran olmamıştı. bir mendilim olsaydı eğer ona yalnızlığın ismini kazırdım. çünkü her anımda, hep o vardı. ne başımı okşayan oldu, ne de karşılıksız seven. ah bilemedik ki konuşmayı, öğrenemedik ki işin aslını. bir vakit sonra tek kalktık ayağa. zorunda kalınca oluyormuş her şey. bu saatten sonra böyle bir insan neye heves eder ki? bilmem. belki öğrenirim. onu da tek başıma. bir gece yarısı yalnızlığın karanlığında.