telkin

kendi mecramda mesudum.

telkin

iş ilanlarıyla hasımız galiba. kitaplarla da dargınız bu ara. sığmaz oldum bu cihâna. insanlığa inancım çıktı zıvanadan. beynimde sinsi bir ur gibi çoğalıyor istemsiz yanılgılar. ne yaparım bilmem ama hiçbir şey yapasım gelmez. kaçarım hayâl âlemime, kahvemi yapar, çıkar balkona bir nefes alırım. hayat bu ya gelir, geçer. her şey, hep bir yandan sırtımı hançerlerken, gökyüzüne bakar, kayan yıldızlarla dilek dilerim. olur biter.

telkin

ben dinlediğim şarkıyı, okuduğum şiiri, ezberlediğim sözcükleri, gezdiğim sokakları, kokladığım kokuları, doğum günlerini, adımı dâhi unuturum belki. ama kırılan kalbimi, sızlayan acılarımı unutamam. çok çabaladım ama olmadı. kin gütmedim fakat kendi benliğimi kırık tırnaklarımla kazıdım hep. böyle olsun istemezdim. ben buyum ne yazık ki. değiştiremedim kendimi. temiz bir mendilim yoktu, silemedim yaralarımı. silemedim elimin tersiyle, çene çukurumda biriken gözyaşlarımı. ellerim de kanlıydı. düştüğümde kaldıran olmamıştı. bir mendilim olsaydı eğer ona yalnızlığın ismini kazırdım. çünkü her anımda, hep o vardı. ne başımı okşayan oldu, ne de karşılıksız seven. ah bilemedik ki konuşmayı, öğrenemedik ki işin aslını. bir vakit sonra tek kalktık ayağa. zorunda kalınca oluyormuş her şey. bu saatten sonra böyle bir insan neye heves eder ki? bilmem. belki öğrenirim. onu da tek başıma. bir gece yarısı yalnızlığın karanlığında.

telkin

acıdan vurmak bize yakışmaz, komşu. amma ve lâkin ne annemi ağlattınız anları unuturum ne de beni. külünüz, külümüze muhtaçken, yakışmadı ahkâmınız. insan yaşadığı acıların can yaktığını bildiği hâlde nasıl başkasını aynı yaradan yaralar? bu kadar mı kötü oldunuz siz? bu kadar mı vahşi? lanet yüreğiniz, kibirden kör olmuş leş ruhunuz. aldığınız âh sizi yatırır mı bir gün o çukurda? ama onu dâhi görmek istemem adaleti de yaratan Allah'ım, elbet hakkı verir kullarına. bekliyorum sabırla ve selâmetle. Rabb'ime emanetlerimle.

telkin

kendime kıydığım kadar kıyamam size. ama bu bir hata. benliğime bir ihanet. size bir fırsat. kullanmayı iyi bilir, üzmeyi çok seversiniz. ah siz, çokça ruhuma ihanetsiniz.

telkin

günlerce ruhuma batan dikensiniz.
Ответить

telkin

seni her yerden ağlaya ağlaya silerken, ellerim zangır zangır titrerken, sen, bana şans ver diye yalvarırken, hâlbuki verdiğim şansları hiç değerlendirememişken, ben senden bu kadar geçmişken, beni anlamadın ya hâlâ hiç ben ona kırıldım da sildim, kırıntını bırakmadım. içim acıdı ama ağlamayı unuttum. seni ben kendimde yok ettim. tükettim.