jeongmoe
ne var biliyor musun. sen orada üşüdüğünde ben burada hırkamı giyecek gibi olurdum. senin ateşin çıktığında benim göğsüme bir ateş düşerdi. kızım. ne var biliyor musun. senin acılarına bir dağ dayanamaz, yıkılırdı. bir gece yarısı aniden sana bunları söylediğim için bana deli diyebilirsin. öyleyimdir belki, deliyimdir. bir de seni seviyorumdur. bu amansız delilik seni sevmemden geliyordur. aniden sana sarılabiliyorsam bu da sevgimdendir. bir çiçek büyütmüşümdür. hâlâ sırtımın ağrısını önemsemeden sana koşuyorumdur. hâlâ yolun sonunda sana geleceğimi bildiğim için koşuyorumdur. ben hâlâ koşuyorumdur ve inanır mısın, bu yalnızca senin içindir.
jeongmoe
iyi ki doğdun kız çocuğu.
bilirim, sen en çok beni seversin.
iyi ki doğdun.
iyi ki sen.
•
Reply
jeongmoe
ben bundan sonra her bir mart geldiğinde heyecandan kıpır kıpır olacak hâldeyimdir. bazen sana bir şeyleri anlatmıyorumdur. olur öyle. yemin ederim olur öyle. sen buna utanmak de. ben kız çocuğuna aşık olmanın getirdiği bir takım şeyler ismini vereceğim. seni seviyorum diyemiyorumdur mesela ve yemin ederim bu cümle benim için çok özeldir. sırf bu yüzden sürekli diyemiyorumdur. ben kimseye sevgimi göstermiyorumdur ama sana ellerimde yalnızca ikimizin görebileceği deste deste güllerle koşuyorumdur. güllerim olmasa bile mandalinam muhakkak vardır. mandalina sever misin. bilmem, sever misin. beni sever misin. bilirim, seversin.
•
Reply