tumeyokum

sıkıntım zaman değil mesafeler, odam sensizliği an ve an hesap eder

tumeyokum

kokun yokken olmuş seksen üç gün uyumuşum ben, yok artık daha neler
Reply

tumeyokum

seni tanıyan nasıl sensiz kalabilir ki?

tumeyokum

ne sevdadan döndü başım ne kaybettim kendimi
Reply

tumeyokum

ihtimallerde yoksan bari aşkı hatırlat 
Reply

tumeyokum

bir veda senden nasıl güzel olabilir ki?
Reply

tumeyokum

olmadığın ikinci doğum günün bugün. ben artık alıştım yokluğuna. senden bana miras kalan sorumluluklar hâlâ zorluyor olsa da bi' şekilde hallediyorum anne, sen kendini üzme. eğer ölmeseydin kırk iki yaşına girecektin. dershaneden dönüşte pasta alacaktım sana, hediyeni birkaç hafta önce düşünüp bulmuş olurdum zaten. belki pasta işini babama bırakabilirdim çünkü pasta seçmekten hiç anlamıyorum, insanlar da beni ufak gördüğü için bayat pasta satıyorlardı bana. sende söylene söylene de olsa birkaç çatal alıyordun pastadan, sırf ben aldım diye. en son kutladığımız doğum gününde galiba mutlu etmiştim seni. en azından gözlerinden okumuştum mutluluğu. hediyeni de pastanı da kendi paramla almıştım hatta. ben bir sürü hayal kurmuştum anne. sana söylemediğim hatta kimseye söylemediğim, günü gelince başarmak istediğim, peşinden koşup yakaladığım, kendime yarattığım fırsatları hevesle sana anlattığım, üniversiteyi kazandığım, oradan kazandığım bursla sana sürprizler yaptığım, ilk maaşımla seni güzel bi yemeğe götürdüğüm sonrasında hoşuna gidecek bi hediye aldığım, tatil günlerimi üçümüze ayırıp yapamadığımız her şeyi, yapmak isteyip yapamadığın her şeyi seninle beraber yapmak gibi artık gerçekleşemeyecek bir sürü hayalim, isteğim vardı benim. oysaki hep derler, eğer olmasını istediğin şeyleri birine dahi anlatırsan olacağı varsa da olmaz. ben kimseye anlatmadım ki anne. bi tanesini bile dile getirmedim, herkesten sakladım ben isteklerimi. yine de olmadı işte. her denene inanmamak gerekiyormuş demek ki

inziva-zel

o küçük kalbini sarmalamak istiyorum.
Reply

parmakizleri

iyi ki varmış, kutlu olsun.
Reply

tumeyokum

sen beni bi yaz gününde hiç olmadık bi saatte asla sana yakışmayacak bi şekilde bırakıp gittin. senin mezarına örtülen toprak benim üstüme atıldı, kimseye bi şey diyemedim. ilk başta kabullendim hatta, ölene dek böyle yaşayacağım ölünce de kurtulacağım sandım. ölenle ölünmüyor ama, ben bunu çok güzel anladım. öyle büyük büyük hayaller de kurulmuyor, gerçekleşmesi ihtimaline tutunup kimseden sakınılmıyor, hayata hep seni ilk kucağına alanla da devam etmiyorsun. ben dersimi çok güzel aldım. seni özlüyorum. seni çok ama çok özlüyorum. yanımda olmanı ve sana sımsıkı sarılmayı istiyorum. tek isteyemediğim seni öpebilmek çünkü ben seni en son tenin buz gibi, ruhun da bu dünyadan göçüp gitmişken öptüm. çok kötüydü anne. allah kahretsin ki sen yaşarken seni öptüğüm tüm anları sildi benden. hiçbirini hatırlayamıyorum. sadece buz gibi tenin kalmış aklımda, gerisi yok olmuş gitmiş. seni çok seviyorum. ecrin de seni çok seviyor. onu da merak etme, elimden gelenin en iyisini yapmaya, ona annesizliği hatırlatmamak için annesi olmaya çalışıyorum. başarabiliyor muyum bilmiyorum ama en azından deniyorum anne. seni çok ama çok seviyorum, iyi ki doğmuşsun, keşke ölmeseydin tekrardan seni çok seviyorum ve iyi ki sen benim annemsin. 
            doğum günün kutlu olsun
Reply

tumeyokum

bir mahşer yeri gibidir gün doğumuna kadar uykusuzluk. huzursuzlanmaların sebepsiz, gidişler nedensiz ve tüm işaretler anlamsızdır o an için. bir kara kedi girdi hayatıma, çağırdı çalı süpürgeli cadıyı. bir oldular ve darmaduman ettiler hayatımı. bir oldular ve dediler ki, bak sen bir fanisin ne kadar istersen iste gökyüzünde gezinemezsin, sihirli bir değneğe kavuşup mutlu sonlu masalları seçemezsin. sen mi karşı koyacaksın bize? hem de böyle acizce? anlamadım o gece, dönüp durdum yatağın köşesinde. güneşi görene dek uyumadım. güneşi görene dek yutkunmadım, gözlerimi kırpmadım. her gece o ten yakan sıcağa rağmen üşümelerim geçsin diye bekledim güneşi, ilk ışıklarının tenime değip saçlarımı okşarcasına güvende hissettirmesini. meğerse güzelim güneşte ortak olmuş onlara. kanmış çalı süpürgeli bi cadıya ve onun kara kedisine. sonra pişman olmuş... olmuşta ne fayda, yapmışlar yapacaklarını. bi gecede altüst etmişler tüm hayatımı. sabaha karşı uyurken ben, üç kişiydik. üç kişi başlamıştım hayatıma ve ölene dek böyle sürecekti yazılan hikaye. en azından ben ölene dek. birkaç saatlik uykum haram olmuş bana. birisi fısıldadı kulağıma. uyan, artık iki kişisiniz. hikayesi sonsuz bir kısır döngüyle taçlandırılmış kadersiz iki fani.