-antifandan bir kesit-
Önce histerik bir gülüş çıktı dudaklarımdan. "Sus." Dedim sessizce. "Sus ve bir daha konuşma. Eğer sen benim karşımdaysan orada dur" diyip kolunu tuttum ve kendime doğru çektim. Nefesi, nefesim yüzümüze değiyordu. "Eğer yanımdaysan da burada." Diyerek harelerine diktim bakışlarımı. "Belirsizlik kendini, oksijen dolu dünyada, penceresiz bir eve kapatmaktır. Birinin yanında olmak için bir adım, arkasında olmak için bir adım gereklidir. Eğer beni istemiyorsan sadece sus ve kabul et ama bunu sen yapmadıysan çekip git." Dedim sessizce.
Ama kendisinden hiçbir hareket gelmedi, bir kıpırdama bile. Ne kadar ben yapmadım desede çekip gidemiyordu işte. Daha kendisine, birine iftira attığını söyleyemiyorken, karşıma çıkmış yalanlamaya çalışıyordu. "Biliyordum." Dedim sessizce. "Bari suçunu üstlenme büyüklüğünü gösterebilseydin Pamir." Diyerek elimin tersini kalbinin üzerine koydum. "Şu, şu taşa dönüşmüş vicdanını en azından işlediğin saçmalıkların sorumluluğunu alarak ödüllendirebilseydin. O küçük aklınla, nedensizce, belki nedenin vardır ama söylemediğin, söyleyemediğin bir neden, gelmiş hayatımı mahvediyorsun." Sesim git gide yükselirken, sinirim de yükseliyordu.