ufaktefuck

"üç saat sonrasına alarm kuruldu" yazısıyla bakışıyoruz

ufaktefuck

bunlara zıt olan saçım ve makyajım✍
Reply

ufaktefuck

bugün mommy olma günüm,,, topuklu deri bot, deri ceket, gömlek, kumaş pantolon, gözlük, kravat, carabiner, gümüş takılar, serseri piercingler♡
Reply

ufaktefuck

bugün niye topuklu giydim peki. boyum zaten uzun değilmiş gibi şu an ne alaka topuklu. dişçimin de beni görünce ağzı açık kaldı ÇOK TATLI BİR ADAM.
Reply

ufaktefuck

"üç saat sonrasına alarm kuruldu" yazısıyla bakışıyoruz

ufaktefuck

bunlara zıt olan saçım ve makyajım✍
Reply

ufaktefuck

bugün mommy olma günüm,,, topuklu deri bot, deri ceket, gömlek, kumaş pantolon, gözlük, kravat, carabiner, gümüş takılar, serseri piercingler♡
Reply

ufaktefuck

bugün niye topuklu giydim peki. boyum zaten uzun değilmiş gibi şu an ne alaka topuklu. dişçimin de beni görünce ağzı açık kaldı ÇOK TATLI BİR ADAM.
Reply

tumeperds

üç kere iç çektimse bu dünyada, biri sanadır.

ufaktefuck

bir iç çekişin kadar yakın, bir ömür kadar sendeyim.
Reply

ufaktefuck

hangi rüzgâr seni üşütürse üşütsün, o iç çekişini bir kalkan gibi kuşatırım. göğsünde sıkışan o son dumanlı hevesi alıp, taze bir bahar yeline çevirmek için beklerim. sen sadece nefes al, ben senin o nefesinin en sadık bekçisiyim.
Reply

ufaktefuck

eğer o üç iç çekişten biri benim kapıma gelip dayandıysa, bil ki o nefes artık sahipsiz değil. sen her yorulduğunda, omuzlarındaki o görünmez yük ağırlaştığında, ben hemen yanı başında, kirpiklerinin gölgesindeyim.
Reply

ufaktefuck

floransa’nın altın tozuna bulanmış sokaklarında, 1480’li yılların o zarif soluğunda botticelli’nin fırçası, sadece boyaya değil, neoplatonist bir rüyanın ruhuna batmıştı. medici ailesinin saraylarını süslemek, bir düğünün neşesini ebedileştirmek için dokundu tuvale. 
          
          primavera, yani "bahar" sadece bir tablo değil, sessiz bir senfoni, her figürü ayrı bir nota olan devasa bir şiirdi. bu portakal bahçesinin derinliklerine, o büyülü labirente adım atalım,,,

ufaktefuck

"primavera, kışın bittiği yer değil; ruhun uyandığı, aklın çiçek açtığı ve sanatın ölümsüzlükle tanıştığı yerdir."
            
            bu tabloya her bakıldığında, sadece bir bahar sabahı değil; insanlığın zarafetle, bilgiyle ve aşkla yeniden doğuşu görülür. resmen maddeden manaya geçişin en zarif haritasıdır. botticelli, fırçasıyla zamanı durdurmuştur. primavera; her bakışta yeniden doğan, asla solmayacak olan o tekil anın ebediyetidir. botticelli'nin vasiyeti budur: güzellik, ruhu iyileştiren tek ilaçtır.
Reply

ufaktefuck

bu şaheser, sadece figürlerden ibaret bir masal değildir; altında bilimsel bir titizlik ve felsefi bir derinlik yatar:
            
            bir botanik ansiklopedisi: botticelli bu tabloya tam 500 farklı bitki türü ve 190 farklı çiçek işlemiştir. her biri o kadar gerçektir ki, botanikçiler bugün bile bu bitkilerin familyalarını teşhis edebilmektedir.
            
            medici izleri: arka plandaki ağaçlar sıradan değildir; onlar portakal ağaçlarıdır. portakal, hamisi olan medici ailesinin simgesidir. altın meyveler, ailenin refahını ve floransa’nın altın çağını fısıldar.
            
            okunma yönü: tablo, alışılmışın aksine sağdan sola doğru okunur. doğanın vahşi gücüyle (zephyrus) başlar, medeniyetin ve aşkın süzgecinden geçer (venüs ve güzeller), en sonunda tanrısal akla (merkür) ulaşır.
            
            aşkın simyası: bu eser, dönemin ruhu olan neoplatonizm'in bir özetidir. maddi aşkın (zephyrus ve chloris), nasıl manevi ve entelektüel bir aşka (üç güzeller ve merkür) dönüştüğünü anlatır.
Reply

ufaktefuck

III. üç güzellerin raksa durmuş parmakları
            
            şeffaf, ipeksi elbiseleriyle el ele tutuşup dans eden o üç kadın; iffet, haz ve güzellik. parmak uçları birbirine değer, şeffaf elbiseleri rüzgârda değil, kendi ruhlarının ritmiyle dalgalanır. onlar, insan ruhunun kendi içindeki uyumunu temsil ederler. öyle bir saflık ki bu, bakarken insanın nefesi kesilir.
            
            bahçenin en solunda ise merkür durur. tanrıların habercisi, elindeki asasıyla gri bulutları dağıtır. o, bahçenin bekçisidir; tanrısal bilgiyi korur ve baharı kışın karanlığından muhafaza eder.
Reply

ufaktefuck

o büyük ve muazzam zamanda unuttum
          kanatlarım çok oldu üşüyor benim
          bu beyaz ıssızlıkta göğsüme düşüyor
          bu yüzden eğik boynum

ufaktefuck

dürtme içimdeki narı
            üstümde beyaz gömlek var
Reply

ufaktefuck

bir kuşun anısı kalmış bende, saklı
            bundan gözlerimdeki kayalık,
            içimdeki serseri buzullar
Reply

ufaktefuck

minerva, pax'ı mars'tan koruyor,,,

ufaktefuck

bu muazzam eser, sadece bir elçinin krala sunduğu bir hediye değil; savaş meydanlarındaki acıya bizzat şahit olmuş bir sanatçının görsel barış antlaşmasıdır. bugün londra ulusal galeri’nin duvarlarında hâlâ yaşayan bu eser, yüzyıllar ötesinden bize en büyük hakikati haykırır: savaş ne kadar karanlık ve heybetli gelirse gelsin, bir annenin kucağındaki huzur ve dallardan sarkan bir salkım üzüm, tarihin en kanlı zaferlerinden çok daha kutsaldır.
Reply

ufaktefuck

rubens bu sahnede fırçasını bir nota gibi kullanır: resim, merkezdeki çıplak tenlerin sıcak ve kutsal beyazından, kenarlardaki savaşın kömür karasına doğru akar. bu, iyilik ve kötülüğün ebedi çarpışmasıdır. figürler sanki devasa bir vals yapıyormuşçasına hareket hâlindedir. kaslar gergin, kumaşlar rüzgârda uçuşmakta, meyveler neredeyse tuvalden yere düşecek kadar canlıdır. altın sarıları, derin kırmızılar ve yaşamın ta kendisi olan et renginin en canlı tonları.. bu renk paleti, yaşamın ölümden, barışın ise yıkımdan her zaman daha güçlü olduğunun kanıtıdır.
Reply

ufaktefuck

minerva’nın elindeki o dev kalkanın üzerinde, bakışıyla insanı taşa çeviren medusa başı yer alır. bu, aklın stratejisidir; savaşın dehşeti ancak bilgeliğin gücüyle dizginlenebilir. rubens burada bize bin yıllık bir gerçeği fısıldar: "savaş kör bir öfkedir; onu ancak aklın ve bilgeliğin ışığı durdurabilir."
Reply