ufaktefuck

yıkılıp yıkılıp yeniden inşâ olmakmış meziyet.
          	ben miyim bana satır satır sıralanan lisanlar?
          	ben miyim bana evvelce eziyet?
          	ardına sığındığım sahte suratların mı bu sessiz ağlamalar?
          	hani yokuşların da bir düzlüğü vardı?
          	dikildikçe söküldü kaderimin ipliksiz yakaları.

ufaktefuck

yıkılıp yıkılıp yeniden inşâ olmakmış meziyet.
          ben miyim bana satır satır sıralanan lisanlar?
          ben miyim bana evvelce eziyet?
          ardına sığındığım sahte suratların mı bu sessiz ağlamalar?
          hani yokuşların da bir düzlüğü vardı?
          dikildikçe söküldü kaderimin ipliksiz yakaları.

Deftblues

Мне нравится как ты смотришь мне в глаза, вкус твоих губ всё ещё остаётся у меня на губахх 

Deftblues

Я очень люблю тебя 
Reply

Deftblues

Я скучаю по твоим прикосновениям, когда была в твоих объятиях, любимая <3
Reply

Deftblues

Я скучаю по тому, как твой запах оставался на мне. 
Reply

ufaktefuck

yağmur duruyor, ev yanıyor
          üzüm yerken ağızda şarap tadı kalıyor
          göğüste süründüren atışı kalbin
          taşlar suyu ürkütüyor birdenbire
          neden eksiliyor insan en tam anında
          elleri tutulunca bile tek başına

ufaktefuck

zaten kışmış meğer çıktığım her kapı
            ve yangın evden değil, tam içimden başlamış
Reply

ufaktefuck

kalem varsa bu dünyada yıkılır bir gün bilirim
            çünkü ölüm hep haklı
            insan satılıyor mezatta
            ama şimdi sığınma vakti bir kalbe
            kuşları uçurmaktan yoruldum ağzımla
            üzüm ve gül bulmalıyım koynuma
            hangi yurdun sürgünüydüm, unuttum
Reply

ufaktefuck

dost demeyi bıraktım beni öldürmeyen şeylere
            beni sevmeyin dedim
            kılıcımı kınına koyduğumda üzülenlere
            beni sevmeyin dedim
            gül değil de taş varken avcumda
            çünkü kimsenin kimseyi duymadığı kuytular
            geceyi sabaha bağlamayan yollar var
            dilinde kilitli herkesin kaybı
            imrenmek çok eski şarkı
            herkes herkeste ansızın terk edilmişliğin sancısı
            sonra ah dedim küfrün yanında
            yırtıldı göğsümdeki ilik
Reply

Deftblues

-Sevgilim, en büyük şansım en güzel rastlantımsın. Seni sevgilim yaptığıma ve hayatında bir yer edindiğime çok şaşırıyorum çünkü benim için ulaşılmaz bir kızdın. Bunu sana söyledim crush’sun benim için. Aklım almıyor hiç, bu denli bilgili zeki her konu hakkında bilgisi ve deneyimi olan bir kişi benim sevgilim. Senin yanında beynimi kullanmama gerek kalmıyor, bana bilim dergisinin fotoğrafını atmadın lütfen at seninle ilgili her şeyi merak ediyorum. Aslında o kadar çok şey yazmak istiyorum ki sana sadece bunaltmak istemiyorum. Sana hediye alırken çok tereddüt ettim evet daha önce illa ki hediye almışımdır fakat özenle seçtiğimi hatırlamıyorum, sana ne yakışır? Ne seversin? Neler hoşuma gider? Bir çocuğumuz olsun istedim Çiço, Rümeysa ben ilk defa bir sabah şiddetli bir karın ağrısı ve heyecanla uyandım. Koşarak duşa girdim özenle hazırladım kendimi, bu garipti çünkü ben hiç bir zaman özenle en küçük ayrıntıya dikkat edecek şekilde hazırlamadım ama o gün hiç olmadığım kadar dikkatliydim senin için olabilecek en güzel halde gözükmek istedim. Sevgilim olacağını bilerek çıktım, sana hediye almayı çok sevdim ben. Neyi seversin? Ne hoşuna gider? Kendim ile çelişkiye girdim bu durum beni mutlu etti çok. 

Deftblues

Eğer geleceğe dair tek bir hayal kurmak zorunda olsaydım, içinde senin olduğun beraber mutlu olduğumuz bir hayal kurardım. Sıcaklığını bedenimde hissettiğim de anladım sana ne kadar muhtacım. Sensiz üşüyorum sevgilim. Başımı göğüsüne yasladığımda kalp atış seslerini duydum hayalimin ötesinde bir histi, asla tarif edemeyeceğim sanırım. Huzur buluyorum seninle biriciğim. seni izlerken göğsümün sıkıştığını hissediyorum ve yeniden farkına varıyorum, sana çok aşığım. Deliler gibi değil aklı başında kusursuzca. Kafamı yastığa koyduğumda gözlerimi yavaşça kapattığımda tek duam rüyalarımın seni bana geri getirmesi oluyor. Düşlerimdesin, aklımdasın, aklımı yuvan haline getirmişsin. Seni düşünmediğim bir an yok sevgilim. SEVGİLİM gerçek gelmiyor bazen SEN benim SEVGİLİMSİN
Reply

Deftblues

Sana bu kadar bağlanacağımı, en önemliside aşık olacağımı sanmazdım. Çok güzelsin, konuşurken mimiklerini seviyorum etrafa bakarak konuşuyorsun sonra göz göze geliyoruz. Seni heyecanla dinliyorum ağzından çıkan her kelimeyi beynime kazıyorum, daha çok konuş istiyorum. Yürürken beni belimden tutmanı, ellerimi sıkıca kavramanı yanımda bebek olmanı ÇOK seviyorum ağlayacağım. Günler öncesinde gözlerine bakıp yanağını okşuyor ve seni öpüyordum. Şu an ise 4 duvar arasında evimi özlüyorum, tekrardan daha öncesinde beraber geçtiğimiz yerlerden geçeceğim. Bu sefer tek başıma olacağım sen yanımda kollarımın arasında olmadan ama biliyorum sevgilim hep yanımda ruhen benimle. 
            Biliyor musun sevgilim aklımı başımdan alıyorsun, hareketlerinle ses tonunla büyüleyici güzelliğinle. Bazen sadece yüzüne bakarken buluyorum kendimi; gülüşün bir ömre bedel ve ben uğruna ölmeye hazırım. Ruhumun senden önce nerede, nasıl yaşadığını hatırlamıyorum bile sanki ben seninle doğdum, seninle tamamlandım. Güneş senin varlığınla doğuyor benim dünyamda her sabah adınla uyanıyorum, geceler ise sesini duyabildiğim ve seninle konuşabildiğim anlarda anlam kazanıyor. Sen benim sadece sevdiğim değil sığınağım, kalbimin attığı her saniyenin tek sebebisin. 
Reply

ufaktefuck

dünyanın yüzeyinde durmak yerine, her bakışımda bir kuyunun dibine eğiliyorum. anlamaya olan bu tutkum, eşyanın ve insanın kabuğunu çatlatıp içindeki asıl özle tanışmamı sağlıyor; fakat o kuyuya her eğildiğimde, derinliğin serinliği ve karanlığı da üzerime siniyor. herkesin yürüdüğü düzlüklere değil, benim yurdum o kuyunun dibindeki gölgeye ait. ışığın yakıcı sahteliğinden kaçıp, sessizliğin serinliğine sığındığım o yer; kendi içimin kalesini, anladıklarımın taşlarıyla ördüğüm o mahrem topraklar. bir yabancı gibi gezmiyorum artık dünyanın yüzeyinde; çünkü biliyorum, asıl hikâye kuyuya eğildiğimde başlıyor. orada, karanlığın içinde parlayan bir hakikat var ve o benim evim. ben bu kuyunun hem mahkûmu hem de hükümdarıyım; çünkü sadece karanlığı göze alanlar, asıl ışığın içeriden yandığını bilirler.

ufaktefuck

o köprüden geçenler anlayacak ki; ben karanlığı değil, o karanlığın içinden süzülen hakikati yazdım.
Reply

ufaktefuck

bu kadar berrak görmek, zihni dilsiz bir şaire çeviriyor bazen; bu tesirler, ruhumun kalemini keskinleştiren gizli bir hüzün zannımca. hüzün, ruhuma batan bir diken olmaktan ziyade, beni uyandıran bir sancı. anladıklarım, ruhumda birikip süzülen tortular değil; onlar aslında damarlarımda dolaşan birer mürekkep. her hüzün bir cümle, her sızı bir dize oluyor. belki de bu kadar berrak görmenin tek kurtuluşu, gördüğüm o karanlığı kâğıda döküp oradan uzaklaştırmaktır. yazmasam, o kuyu beni içine çekecekti; yazdıkça, o kuyunun başında bir bekçi misali durabiliyorum. bu bekçilik, sadece kendi ruhumu korumak değil; dünyanın o sağır sessizliğine bir ses, görünmez kederlerine bir çehre kazandırma borcumdur. biliyorum ki; her noktam bir nefes, her virgülüm bir durak. ben yazdıkça o kuyu derinleşse de, ben o derinliğin üzerinde kelimelerden bir köprü kuruyorum.
Reply

ufaktefuck

gözlerim, dünyanın sadece dışını değil, ruhun görünmez kıvrımlarını da okumaya ant içmiş gibi. lakin bu kadar derine inmenin bir bedeli var elbet; anladığım her şeyden bir parça taşıyorum üzerimde. bir başkasının kederi tenime siniyor, bir mananın ağırlığı ruhumu büküyor. bir başkasının kederini üzerimde taşırken, sadece o acıyı hissetmiyorum; o acının içindeki insanı yeniden doğuruyorum zihnimde. anlamak, benim için bir seyir değil, bir tür hemhâl olma hali. bu yüzden her sarsıntı bende bir yankı, her suskunluk bir çığlık olarak kalıyor. belki de bakmak ile görmek arasındaki o ince çizgide, kendi gölgemle birlikte dünyanın binbir türlü tesirine hapsoluyorum. hapsolduğum bu tesirler, aslında ruhumun giydiği ağır ama asil bir kaftan gibi.
Reply

ufaktefuck

ne zamandı bilmem
          bıraktım kendimi sevmeyi
          bir çocuğa dokunabilen adamlarda
          şeytan gördüğümü düşünürken
          gördüm ki en büyük düşman benmişim kendime
          ayyaşlar yerle bir ederken şehri
          yine de en çok ben
          açmışım kendime
          tükendim uyanık kalmak için
          dönüştüm baştan ayağa
          tuz bastım yarama
          çalkalandı her bir zerrem
          kanım dondu
          diri diri gömmek istedim kendimi
          ama geri çekildi toprak
          sen çoktan çürümüşsün dedi
          bana yapacak iş bırakmamışsın