uservamoose
Lien vers le commentaireCode de ConduitePortail Sécurité de Wattpad
Onun suyu bulanık, kirli ve kötü kokulu olurdu. Etrafi tenha bir ormanın derinlerinde çamurla sarılmış bir yerdi. Soluk soluk arar insanlar sırf alabilmek için. Kocaman bir pislikti baktığın her tarafı ama o pislikten çıkmasına rağmen üzerinde en ufak pis veya çamur olmazdı. Kötü kokunun aksine kıskandıracak bir kokuya sahipti.
Ah Nilüfer.
Sen temiz ve güzelsin ama insanlar çok çirkin.
uservamoose
Ohar...
Bu gün ne fark ettim biliyormusun?, hayallerine ulaşmanın gerçekliğini bile bükecek ölümün gerçekliği.
Bir adım arkamdaydı hissetmiştim, o an ardıma bile bakmadan hasretinden yanıp tutuştuğum ama ulaşamadığım kollarına koşmak istedim. Sen beni sarmalardın değil mi?
Dondum ilk başta Ne hissetmem gerektiğini asla bilmedim. oldu olası böyle birine dönüştüm ama bu olamazdı Ohar. Toprak benden almıştı ve ben ne yapmam gerektiğimi tereddütmü ediyordum?
Korktum Ohar, dehşete kapıldım ona düştüm. Birileri geldi sarıldık omzum onlar için ağlamaya bir sığınak gibiydi. Peki neden ben bunu hissetmedim veya yapamadım? Ensemde hissettim ölümün soğuk rüzgarını, hüngür hüngür ağlamak istedim gözlerim dolmadı bile. Lanetler okudum kendime.
En yakınlarımdan olan insan artık yoktu. Bir boşluk açılmıştı kapanmamak üzre. Evine cansız bedeni ile son kez ziyarete getirdiklerinde sesler bir uğultu gibi doldu kulağıma. Kendime çok yakın gördüğüm biriydi Ohar, annesi yanında değildi ve babasının yurt dışına gittiğine 1 ay olmamıştı. Gençti,
Sonsuzluğa uğurlanıyor iken patladım. Nefeslerim kesildi, ellerim ayaklarım tutmadı ama içimde yinede bir boşluk vardı, gözlerimin önünde alıp götürdüler ve ben hala inanmak istemiyordum Ohar. Orada ne kadar ağladım bilmiyorum. Kapıya dönünce Bakışlarım sanki birazdan girip gelecekmiş gibiydi. Tekrar gözlerim doluyor kendimi tutamıyorum.
Gitmişti. Bir adım arkamda olan o en somut gerçekliği iliklerime kadar hissetmiştim. Öyle korktum ki sadece sana gelmek istedim Ohar, sadece sana gelmek ve sessizce sarılmak.
uservamoose
Doğanın o dingin ama görkemli halini hissettim. Hani her şeyin tam olması gerektiği gibi olduğu, insanın hem biraz ürperdiği hem de hayata karşı büyük bir hayranlık duyduğu o anın huzuru geçti bana. Sanki dünya kısa bir süreliğine durmuş ve sadece o renkleri izlemen için sana o anı armağan etmiş gibi. O kadar yılın ardından gelen o "en özel yeşili" görmenin şaşkınlığını ve o anın kıymetini hissetmek gerçekten çok etkileyiciydi.
uservamoose
gözlerimi kapattım yağan yağmurun toprakla buluşmasından çıkan o doğanın en güzel kokusunu dahada derinden hissedebilmek için. saçlarıma damla damla düşen yağmur şiddetli değildi. ellerimi açıp kendimi kaptırabilmek için büyükçe bir nefes çektim içime. huzura eriyordum birazcık olsun. Bu küçücük önemsiz sanılan an'da insanlar neler kaybettiğinin farkında bile değil.
Oysa içimde durmadan yanan o özlem ateşini birazcık olsun dindirmeye, sürekli benimle çelişen o iç sesimi susturmaya, soluk soluk aradığım o huzuru bana vermeye, bedenimin biraz olsun sessizlik içinde dinlenmesine kadar ve bunun gibi birçok sakinliği iliklerime kadar hissettirebilen bir etkisi vardı. kelimelerim kifayetsiz konu ilkbahar yağmuru olunca.
gözlerimi araladığımda kirpiklerime düşen damlalar yüzünden geri kapattım hemencecik. rüzgar üşümeyecek derecede esiyor, yağmurun getirdigi ferahlık ile tenimde bir ürperme geçiyor. üşümüyorum. hissediyorum. en uç noktalarıma yayılan bu huzuru hissetmek tüylerimi diken diken ediyor.
uservamoose
mideme giren şiddetli kramp yüzünden kendimi evden dışarıya atınca şaşkınlığımı gizleyemedim. tekrar eden kramplar yüzünden etrafı pek inceleyecek vaktim olmadı. bahçeye karşı yürüdüm uzunca yarım, bir saati devirdim bu havada. biraz olsun iyidim.
ayaklarımın altına sırnaşan siyah ama küçülmüş tüy yumağım her zamanki gibi eşlik etmedi bana, çocukları ile meşguldü birtanem. derince bir nefes çektim içime. Yeni yağmış olan yağmurun toprakla birliktelik yaşamış olduğu o eşsiz kokuyu en son 9-10 yaşlarında iken almıştım, bu gün tekrar ciğerlerimi doldurdu. hava tamamen kararmaya yakın, gökyüzü mavinin en koyu tonuna eşlik ediyordu belkide Bulutlar bunu benden gizliyordu ama tahmin edilemeyecek kadar değildi. hava çok güzeldi. gökyüzünü uzun zaman sonra böyle görüyorum veya farkına varıyorum. Bulutlar pek güzeldi gri'de olsa, onlar kadar ulaşılamazı yoktu. toprak hafiften ıslaktı.
uservamoose
Burası Araf bile değildi. Ruhumun konakladığı bedeninde toprağa Karışma arzusunun körüklenip - büyük bir ateşe dönüşmesi ve o ateşe ruhumun adım adım yaklaşırken iliklerine kadar hissettiği alevin o yakıcı ısısına düşkünlüğüydü. Sonra gözlerimi açıyor o histen uzak, derin bir boşluğa sırtımı yaslamış bana eşlik eden karanlığa sarılıyordum.
Hepsinden uzak karşımdaki insan bir şeyler derken ona verecek nasıl bir cevabım vardı düşünüyordum, onu dinlemeye vaktim olmamıştı.
Ansızın ruhumun kaybolup gittiği anlarda toplarlanmam çok zordu
uservamoose
Bir insan bu kadar olmamalıydı. O benim annemdi sonuçta değil mi? Onu dinlemem, böyle berbat bir şekilde üzdüğüm için ayaklarına kapanmam, özür dilemem gerekirdi. Benim ise tek yaptığım susmaktı.
Hiç onlara karşı süslü cümleler kurmayı beceremedim. Doğum günlerinde hediye almak nedir bilmezdim. Özel günlerde iyi ki varsın diye sarılmayı geçtim ufacık bir 'teşekkür ederim' demeyi bile söyleyemiyordum. Ne gençler gördüm annesine düşkün. Ne aileler gördüm her hafta sonu aile yemeği düzenlenir sohbetler edilirdi, öyle ortamların kokusunu bile solumadım. Birlikte fotoğraf çekinir güzelce portresini komodinleri üzerinde ağırlardı.
Çok uzaktim hepsine.
uservamoose
İnsan bazen lazım olmalıydı çoğu şeye kendisi olması dışında. Karşımda dönen olaya kulak veremiyor hiç odağım o yöne dönmüyordu. Benim hayatım adı verilen bir şeye karar veriliyordu. Mahkeme salonundan daha kalabalık, mantiken uzak bir ortamdı. Hararetle konuşan karşımdakine baktım. Sesi bir uğultudan fazlası değildi. Yanında oturan kişide ona katıldı teker teker etrafımda bir kalabalık oluştu. Anlamıyordum, ben ne için buradaydım? Annem olacak kadın önce diyeceklerini tuttu, derin bir nefes aldı ama yetmedi bu hissi çok iyi tanırdım. Gözyaşları göz pınarlarından süzülürken benimde bu duruma karşı üzüntü veya pişmanlık hissetmem gerekirdi.
"Ailemizin bunca yıllık huzurunu dağıtma"
Bana bakan gözlerinden daha şiddetli yaşlar döküldü. Başımı eğdim. Başımı eğdim çünkü dahada ona bakmak istemiyordum. Gözlerinde hayal kırıklığı bu kadar temiz görürken benimkileri neden görmüyordu?
uservamoose
Babam karıştı araya. Uzunca bir şeyler döndü karşımda. o kadar soyutlanmıştım ki yakamdan tutularak sarsılmamı bile son anında farkettim. Bağırıyordular, konuşuyordular ama hepsi bana uzaktı. Oturduğum sandalyenin yanında yığılırken arkamdaki duvara yaslandım. Yaslanabileceğim tek duvardı taştan bile olsa. Arkama dönüp baktığımda hiç kimseyi görmezdim. Yani başıma baktığımda o insan çoktan benden gitmiş yerini doldurulamayacak bir boşluğa bırakmış. sadece karşımdaydılar. İnsalar sadece karşımda olmuş, bir beklenti, bir hırs, bir ihtiyaç dışında gözükmezdiler.
pluvi0fil11
8 martin kutlu olsun amin kizi