uzaklaragittin
bir anlasan keşke beni. bir görebilsen. bende keşke bir kez çabalasamasam. çabalamadan, koşulsuzca, nedensizce sevilmeyi tatsam. çok mu şey istiyorum? çok şey istiyorum tabii. davranışların midemi çalkalıyor, tepki veremiyorum, donuklaşıyorum. eskiden heyecanlarım tazeydi oysa, çocuk kıpırtısı olurdu içimde. şimdi hissettiğim heyecan beni boğuyor, acıtıyor. yok saymaya çalıştığım hislerim daha fazla yapışıyor boğazıma. yutkunamıyorum. ağlamak istiyorum sadece. ben tamam, iyi değildim ama ben bu değildim. kendimden nefret ettirdin sana bile nefret edemiyorum. neyin gerçek, neyin sahte bilmiyorum. elimde tutunduğum bir yokluğunun varlığı vardı, artık o da sahte geliyor bana. sen sahte geliyorsun. hisler sahte olabilir mi? hisler sahte olabilir mi? ne kadar sahte olabilir? insan insana yalan huzuru, sevgiyi tattırabilir mi? sevginin yalanı olur mu? yalanıyla doğrusunu ayırt edemiyorum, sen bunu biliyor musun, görüyor musun bende? çok değersiz hissediyorum, çok eksik. değilim ama öyle hissediyorum. neden?
uzaklaragittin
eskiden kendime dair iyi bir insanım diyebiliyordum, şimdi dilim varmıyor, artık öyle hissedemiyorum. en çok acıtan duygum da bu.
•
Reply
uzaklaragittin
etrafımdan herkes eksiliyor, herkes gidiyor, varlıklarını hissedemiyorum, hissedemiyorum ki. hani bir camın içinden bakıyor gibiyim dünyaya. o camdan çıkıp da kimseye dokunamıyorum, konuşamıyorum.
•
Reply