vaelisdes

Arka planda yazdığım birden fazla kurgum var ama hiçbiri Kelebeğin Küllerinden’i yazdığım kadar tatmin hissettirmiyor. Yeri gerçekten o kadar ayrı ki… yazdığım her paragrafta kendimden bir parça bırakıyorum size. Kimsenin karşısına çıkıp, açık açık veya rahat bir şekilde söylemediğim sözleri. Ve gerçekten yazdığım her bölüm bir diğerinden daha çok etkiliyor beni. 8. bölüm için şunu demeliyim ki, gerçekten çok zevk alacağınız bir bölüm olucak. Yayınlamama çok az kaldı. Bölümü soranlar için söylüyorum özellikle de. Az daha sabredin, çok az.

Damlamte7

kaç dakika kaldı kaç dakika kaldı kaç dakika kaldı :((((
Reply

zeypla

Senin gibiler sevmez diye bir kitap vardı onu bulamıyorum hatırlayan varmı?

zeypla

@ Bengitttimm  ayy bakacağım teşekkür ederim)♥
Reply

Bengitttimm

@zeypla askım igde @/gossipseesall diye bi hesap var orada var oradan bakabilirsin
Reply

zeypla

@ zeypla  NEEE gerçekten mi bu yazarın olmadığını biliyorum ama çalıntı olmasına şaşırdım 
Reply

elzemm_21

KELEBEĞİN KÜLLERİNDENİ OKUYORUM BU NASI Bİ KİTAPTIR O KADAR GUZEL Kİ SAATLERCE OKUMAK İSTİYORUM BAYILDIM OKURKEN KİTABIN İCİNDE GİBİYİM HER DUYGUYU O KADAR İCTEN HİSSEDİYORUM Kİ MUKEMMEL YANİ YAZARA COK XOK TEBRİKS UMARIM EMEGİNİN KARSILIGINI ALIR COK SEVDİM

vaelisdes

Arka planda yazdığım birden fazla kurgum var ama hiçbiri Kelebeğin Küllerinden’i yazdığım kadar tatmin hissettirmiyor. Yeri gerçekten o kadar ayrı ki… yazdığım her paragrafta kendimden bir parça bırakıyorum size. Kimsenin karşısına çıkıp, açık açık veya rahat bir şekilde söylemediğim sözleri. Ve gerçekten yazdığım her bölüm bir diğerinden daha çok etkiliyor beni. 8. bölüm için şunu demeliyim ki, gerçekten çok zevk alacağınız bir bölüm olucak. Yayınlamama çok az kaldı. Bölümü soranlar için söylüyorum özellikle de. Az daha sabredin, çok az.

Damlamte7

kaç dakika kaldı kaç dakika kaldı kaç dakika kaldı :((((
Reply

vaelisdes

Ellerinden sıyrılmak için kıpırdandım. Aynı anda, istemsizce, gözlerim yine dudaklarına kaydı. Lanet olsun. "Napıyorsun?" dedim. "Bırakır mısın beni? Canımı yakıyorsun."
          
          O an oldu.
          
          Elini kolumdan aşağı kaydırdı. Parmaklarının izi tenimde yanarak indi. Geçtiği her yerdeki derim, onun parmak izlerini birer mühür gibi sonsuza dek saklayacakmışçasına sızlıyordu. Bileğimden, dirseğime... ve belime. Belime. Avucu oraya yerleştiğinde nefesim kesildi. Beni kendine doğru çekmedi bile. Zaten yeterince yakındık. Yüzüme eğildi. Alınlarımız neredeyse değiyordu. Nefesi yüzüme çarptı. Sıcaktı. Sertti. Tanıdıktı, hâlâ. —Ölümün nefesi bu kadar sıcak mıydı?— diye düşündüm. Eğer öyleyse, ölmek dünyanın en huzurlu eylemi olabilirdi.
          
          "Derdin ne senin benimle?" dedi. Sonra sesi yükseldi. İlk kez. "Derdin ne senin kendinle?"
          
          Onca ihtimalin içinde, nasıl en kötüsünü yaşayabildik? 
          
          Okyanusta bir damla su bulma ihtimalimiz varken, biz gitmiş o devasa suda tek bir kor parçasına çarpmışız. Her şeyin yolunda gitme şansı bu kadar yüksekken, imkansız görünen o tek uçurumdan aşağı yuvarlanmışız.
          
          Sen ve ben. Biz değil. 
          
          
          
          KELEBEĞİN KÜLLERİNDEN, 8. İhtimaller İntiharında Kalan İz.

drambirokur

bölümü en acilinden yayınlaman gereken konular var yazarcııımmm
Reply