Gözlerin beni iyileştiriyor mu yoksa yaralıyor mu? Gökyüzü kadar derin ve gösterişli mi yoksa beni kesen bir bıçak gibi mi? Bir şey hisseden biri değilim genelde. Bu, okyanusun dibindeki tahta köye vuran tusunami gibi hissettiriyor. Ben mi virane kalbe sahibim yoksa bunu sen mi yaptın,? Tedbirsizliğim mi canımı yaktı yoksa o kasabanın has özeli midir tahtalarla yaşamak ve mücadele etmek? Söylesene hayal denen balık nasıl tutulur? Tsunami sonunda sabrettiğim hedefler için balık biriktirirken kovada, kıyılarıma ve ağlarıma yıkımla birlikte balıkları mı yerleştireceksin yoksa artık beni o kasabada balıkçı değil de, başka mesleğ icra ederken senin yağmuruna kapılmamak, göğünde bulunmamak için gitme sebebim mi olacaksın?
En önemlisi;
Yıldızlı günlerde tsunami olur mu?.
-y