vante613
Bugün bir şey yazmayı çok istiyorum. Ama bir o kadar da ne yazacağımı bilemiyorum. Aklım karmakarışık ancak her şey orada. Yazmam gereken her şey orada ama buraya ne yazacağımı yine de bilmiyorum. Sadece bahsetmek istiyorum, hala hissedebiliyorken anlatmak istiyorum.
Ne kadar da tuhaf, ağlıyorum şu an. Günler sonra alıştığımı düşündüğüm belki de artık yavaş yavaş geçtiğini düşündüğüm o duygu, gözyaşlarımı da alıyor benden tekrar. O kişi mi demeliyim ya da bilemiyorum. Tam olarak neye üzülüyorum, henüz emin değilim. Belki bu yazının sonuna doğru fark edebilirim ancak şu an tek bildiğim çok kırgın olduğum. Yazmadan önce bir şey hakkında düşünüyordum: alışmak. Alışmanın iyi bir şey mi yoksa kötü bir şey mi olduğuna karar vermeye çalışıyordum bir başıma. Günlerimi daha stabil geçirdiğim anlar gözümün önüne gelince alışmanın iyi bir şey olduğunu düşündüm. Geceleri daha erken uyuyup ya da çok fazla düşünmeden uykuya dalabilmemin sebebinin alışmak sayesinde olduğunu varsaydım. Buna sevindim.
vante613
Sonra bir ses duyuyorum, yıllardır önünde beklediğim, benim çağrılarıma yanıtsız kalıp da bir başkasının gülüşünün açıverdiği o kapı öyle bir kapanıyor ki suratıma, sarsılıyorum. Gelmesi için yıllardır sabırla beklediğim, yeri geldiğinde kapısında süründüğüm şeyi kaybettiğimi anlıyorum. İnkar ediyorum bu defa. Tam inanmışken tekrar ellerimden kayıp gidişini kabullenmek istemiyorum. İşte o zaman asıl korkunun ne olduğunu oracıkta hissetmeye başlıyorum, bedenin cansızlığa süreklenişinin fark edildiği gibi. Sevilmeye layık oluşuma dair tüm inancım, o kapının ardında kalıyor. Bir daha buna kendimi inandıramayacağıma, en çok da bu düşünceye inanacağımdan çok korkuyorum. Sonrası da şimdi olduğu gibi tek başıma kırılmamla, alınmamla kalıyorum. Kendi kendime kaldığım her saniye daha da alışıyorum, alışmak istemediğim her şeye. Alışıyorum daha önce defalarca kez alıştığım kendime. Yalnızlığıma alışıyorum.
•
Reply
vante613
Sonra ne oluyor biliyor musunuz, hayatımda ilk defa bu kadar güvende ve mutlu hissediyorum. O korkunun üzerine öyle bir huzur inşa ediyorum ki altında yatan şeyin ne olduğunu ben bile unutuyorum. O korkunun yıllardır tanışmak için kapısında beklediğim beni, bana getirdiğini unutuyorum. Merakla beklediğim şey karşısında o kadar büyüleniyorum ki iplerini tutan korkuyu görmüyorum. Sonra da bir küstah gibi korkmadığımı iddia ediyorum. Kaybetmekten korkmadığıma kendimi o kadar ikna ediyorum ki kaybedilmemek için bir korkunun var olmasına izin vermiyorum. O çabasızlık, üzerine yüklediğim her şeyi öyle bir yıkıyor ki asıl gerçek bir tokat gibi suratıma çarpıyor. Unuttuğum, bastırdığım korku sanki kanlı canlı bir insan olup da dikiliveriyor karşıma. Haykırıyor suratıma adeta "Korktuğun başına geldi." diye. İnanmak istemiyorum. Korku zihnimi, yüreğimi ele geçirirken dahi fark etmiyorum tıpkı soğukta donan bir bedenin ölümünü anlamaması gibi. Sarıyor etrafımı, anlayamıyorum. O sonun gelmeyeceğine inanıyorum bu defa da zamanında buna inandırıldığım için kabullenmiyorum.
•
Reply
vante613
Ta ki şu ana kadar. Alışsaydım hala üzer miydi beni böyle, hala ekrana bakan gözlerimi ıslatır mıydı böyle? Ya hiç alışamadım, kendimi kandırdım ya da alıştım ama evet, alışmak kötü bir şey. Doğrusu hangisi, bilmiyorum. Fakat dediğim gibi kırgınlığımı biliyorum. Kırgın bırakanı biliyorum. Bazen kendime de kırılıyorum, kızıyorum. "Büyü artık!" diyorum. Büyürsem kırgınlıklara da alışırım sanıyorum. Alışırsam eğer her şey daha dayanılabilir olur zannediyorum. Ama işte zannediyorum. Umutlanıyorum, inanıyorum, inandırılıyorum. Yemin ederim, inanmak istemediğim anlarda bile inandırılıyorum. Ben olduğum için sevileceğime, sevildiğime inanıyorum. Öyle inanıyorum ki tüm alışkanlıklarımı unutuyorum. "Bu defa aynı olmayacak." diyorum. Buna deliler gibi inanmak istiyorum ve inandırılıyorum, inanıyorum. Korkuyorum ama buna da alışıyorum. Alışmaktan korkarken her gün uzun kirpiklerine bakmaya çoktan alıştığımı fark ediyorum. Sıcaklığına, kokusuna, dokunuşuna, varlığına alışıyorum. Alışmaktan o kadar korkuyorum ki o gözleri görmezsem ne yaparım, bilemiyorum. Korka korka alışıyorum. Korka korka inanıyorum.
•
Reply