vantenia

Bir gün beni fark ettiğinde beni fark etmenin artık benim için fark etmeyeceğini fark edeceksin.

vantenia

Evet dostlar! Gözlerinin önünde mahvolan hayatlarını boş bakışlarla izlemekle yetinmek zorunda kalanlar beni gayet iyi anlayacaklar. 
          Gülümseyeceksin, bekleyeceksin...ve hiçbir zaman ümide kapılmayacaksın. Zira ümit etmek, kaderin merhametine dilenmektir. Bizim gibi hayatı izlemek zorunda kalanlar, dilenmeyi çoktan terk etti. Unutmayın ki bazı hikayeler mutlu ya da mutsuz  sonla bitmez, sadece biter.

vantenia

Hangisi daha iyidir,kolay elde edilmiş bir mutluluk mu,yoksa insanı yücelten acılar mı?

vantenia

@varyans-  Zorlukla gelenin tadı başka elbet ama hayat bazen sadece 'nefes alabilmeyi' ödül olarak sunar. Kolay mutluluklar, ruhun dinlenme durakları değil midir?
Reply

varyans-

insanı yücelten acılar. Kolayca elde ettiğim bir mutluluğu istemezdim sanırım.
Reply

vantenia

@frgthesun  ben de yeğlerim, çünkü bazı acılar yüceltmez, sadece eksiltir. Kolay mutluluklar bazen en büyük lükstür.
Reply

vantenia

Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını, kendimi bulduğumda anladım. Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış, Kendi yolumu çizdiğimde anladım.. Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak, dinleyerek değil.. Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım.. Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış, Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım.. Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden, Neden hiç ağlamadığını anladım.. Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş, Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım.. Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği, acıtabilirmiş, Çok acıttığında anladım.. Fakat, hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını, Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım.. Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet, Yüreğini elime koyduğunda anladım.. ''Sana ihtiyacım var, gel!'' diyebilmekmiş güçlü olmak, Sana ''git'' dediğimde anladım.. Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek, Git dediklerinde gittiğimde anladım.. Sana sevgim şımarık bir çocukmuş, her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan, Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım.. Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman olmak, Gerçekten pişman olduğumda anladım.. Ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş, Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış, Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım.. Ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi, Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım.. Sevgi emekmiş, Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...

frgthesun

"When I see you smile in the screen 
          You're good at everything
          You're just perfect
          Feels like I've never been you"

frgthesun

Aklıma geldi işte öylesine. Huzurlu geceler Manolya'm.
Reply

frgthesun

"Do you even see me?
            Do you know who I am?
            Or how do I look now?
            You don't like me like that"
Reply

vantenia

Baylar, yemin ederim ki, her şeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır; gerçek, tam manasıyla bir hastalık.
          Aslında bakarsanız, bizler bugün canlılığın nerede bulunduğunu, ne olduğunu, nasıl adlandırıldığını bile bilmiyoruz. Elimizden kitaplarımızı alsanız bir anda ne yapacağımızı şaşırır kalırız; ne yapacağımızı, kime sığınacağımızı, neye tutunacağımızı, neye saygı duyacağımızı, neyi aşağılayacağımızı bilemeyiz. İnsan olmak, gerçek insan, etiyle kemiğiyle insan olmak bile ağır gelir bize. Utanırız bundan, insan olmayı yüz karası sayarız. Ölü doğmuş insanlarız biz ve uzun zamandır canlı babaların çocukları değiliz, giderek daha çok hoşlanıyoruz böyle doğmuş olmaktan. Zevk duyuyoruz bundan.