Birinden hoşlanmak ya da âşık olmak, insana bahşedilmiş en zarif deliliklerden biri gibi anlatılır hep. Zamanla farkına vardım ki, fazlasıyla gürültülü bir saçmalık. Bir başkası için düşünmek, beklemek, kendi huzurundan ödün vermek. İnsan, âşık olduğunda kendini ikinci plana atmayı meziyet sanıyor. Oysa sevmeyince daha berrak, daha özgür, kendine ait bir yerde kalıyor ruh. Hislerden azade yaşamak, duyguların sürüklediği bataklıktan çok daha hafif.